SON DAKİKA

Egeekspress

Kefenli AKP neden gitti?

Bu haber 03 Mayıs 2017 - 3:15 'de eklendi.
Kefenli AKP neden gitti?

Kefen söylemleri kadar RTE’nin etrafının büyük zenginleşmesi AKP’nin gidişinin en büyük sebebi…

AKP’nin en berbat söylemlerinden birisi “Kefen”di…
İtici, düşündürücü, korkutucu…
Bir siyasi parti “Biz kefenimizle yola çıktık” diyorsa, toplumun en azından bir bölümünün kabul edemeyeceği işler yapacaktır!
Söyleme bakın!
“Kefen giydik, ölürüz, şehit oluruz”
Ne yapıyorsunuz siz?
……………..
Dünyayı güldüren bu söylemler Türk Halkı’nın belli kesimlerinde “heyecan” yaratsa da, akla, mantığa sığmayan böylesi fikirlerin korkutucu olduğu bir gerçektir!
Bir siyasi parti, koltuğunun altına projelerle seçim meydanlarına çıkar!
Kefenle çıkıyorsan, bir haltlar karıştırıyorsun demektir!
…………….
AKP’nin en büyük hatalarından birisi buydu!
Toplumu irite ettiler…
Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı yeminine rağmen “Sivil darbe” peşinde koşması, Türkiye’de rejim değiştirmeye kalkışması, “kefen” söylemlerini açıklayabilir!
Ancak bu ülke insanları darbe istemiyor!
Ne sivil, ne de askeri! Ne de başka bir türlü!
Seçimlerin sonucu, AKP’ye, “Kefenini al, nereye gideceksen git…” demiştir!
Bunu derken de, seçmen önemli bir strateji uygulamıştır!
CHP’nin kefenli iktidarı götüremeyeceğini anlamış, HDP’ye yol vermiştir!
Ve inanıyorum ki;
CHP’nin başında, “Yeni CHP” söylemleri yapmayan, ne dediğini, ne konuştuğunu iyi bilen bir genel başkan, bir lider olsaydı, bu gün partinin tek başına iktidar olması işten bile değildi.
…………..
AKP’nin ipleri tamamen Recep Tayyip Erdoğan’a vermesi, onun adaleti, hukuku, insan haklarını, çiklet gibi çiğnemesi AKP’nin düşüşünün nedenleridir.
Sokak jargonu konuşmalar, bağırmalar, küfürler, efelenmeler, devlet adamlığına yakışmayan davranışlar, dünyanın dört bir yanına “Eyyyyy” deyip haykırmalar Türkiye’nin vizyonunu yerle bir etmiştir.
Aklı başında toplumların, külhanbeyi tarzında söylemlerle ortalığa bağırıp çağıran siyasetçileri kabul etmeyeceği gerçeğini AKP’nin görememiş olması öte yandan ilginç bir konudur!
Ya da görüp, muhataba çeki düzen veremeye korkmaları düşündürücüdür!
………………
AKP babacan, sevecen, yürütmeyi, yargıyı birbirinden ayıran insani yaklaşımlarla bu halkın sevgilisi olabilirdi… Toplumu “dindar” ya da “değil” diye bölmek yerine, herkesi sevgi ve saygıyla kucaklayan, sempatik bir iktidar olabilirdi… Olamadı. Zaten de olamazdı!
Neden olamazdı?
Sırları çok! Yasal olmayan işleri büyük!
En basiti…
Recep Tayyip Erdoğan’ın başta çocukları olmak üzere damatları, dünürleri, yandaşları iktidarları boyunca edindikleri servetlerin hesabını verememektedirler…
Milli Eğitimi eline geçirmiş olan oğul Bilal Erdoğan gemi azıya almış bir tavırla şehzade giysileri giyip dolaşıp “Ya hak” diyerek ok fırlatırken, elbette bu partiye zarar verdiğini düşünemiyordu. Ama partinin kendisini onlardan koruma mekanizması yoktu. Başını kaldıran tokadı yiyordu. Parti içinde herkesin üzerinde ağır baskılar kuran RTE şüphesiz, sultanlık provası yapıyordu.
Cumhurbaşkanı sıfatı ile AKP adına oy isteyen RTE Başbakan Davutoğlu’nu çırak gibi idare etti… Bu da bir gerçek…
AKP gücünü yitirdi… Þimdi yalakalar başka kapı arayacaklar. Eğer bu parti küçülüp küçülüp yok olmak istemiyorsa, önce kendi yolunu RTE’den ayıracak.
Halkın içinde büyüyen AKP korkusunu silecek. 17 Aralığın ve iktidarın yaptığı savurganlıkların hesabını verecek…
Bu bir takım itirafları gerektirir… Yapacaklar! Sonucuna da katlanacaklar!
……….
Vatandaş fakir… Bir ayın sonunu getiremiyor!
Esnaf kan ağlıyor!
Çiftçi perişan!
İşçi perişan… Sağlıkçılar perişan… Öğrenci perişan.. Emekli perişan…
İşadamı korku içinde… Sen savuruyorsun!
Böyle bir ülke olur mu?
………………
Peki AKP’ye kimler oy verdi?
Bu yüzde 40 oyu kimlerden aldı?
Nasıl birinci parti oldu?
Belli ki bütün bu olanların farkına varamayan bir topluluk var!
Nereden anlıyorsun dersen;
Duymuşsunuzdur “17 Aralık” diyorsun!
“Herkes çalıyor” diyorlar…
“Hukuk” diyorsun… “Ne hukuku, hukuk mu vardı?” diyorlar!
“Demokrasi” diyorsun… “Ne demokrasisi?” diyorlar…
“Fakirlik” diyorsun… “Eskiden zengin miydik?” diye soruyorlar!
“Hak, hukuk, adalet” diyorsun… “Benim o tarakta bezim yok, ne işim var benim hukukla” diyorlar!
……….
Sonuç olarak AKP’nin “Kefen” işi tepti…
Hemen kefenleri aldıkları yere iade etmeliler…
Kefen yerine projelere sarılmalılar…
Demokrasiyi geliştirme yolunda çalışmalar yapmalılar!
…………..
Başkanlık sistemine dayalı bir iki sözüm var!
Neden olmasın?
Ama bu bir alt yapı ve zamana yayılacak bir siyasi gereklilik durumudur…
RTE kendi usulü ile bir başkanlık sistemi kurmak istiyor olabilir.
Ancak bu yetmez!
Başkanlık sistemi, tek adamlık sistemi değildir ve bu çağda olamaz… Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey, parlamenter rejimin geliştirilmesidir. Yolsuzlukların, haksız zenginleşmelerin önünün kapatılmasıdır. Hukukun tesisidir. Adaletin sağlanmasıdır.
Başkanlık hayali;
Kefenin içinde tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür…
AKP de siyasi mevta olma yolunda ilerlemektedir!
……………
Sonuç olarak Tarafsızlığa yemin ettiği halde, Anayasa’yı çiklet gibi çiğnemekten çekinmeyen Sayın Cumhurbaşkanının istifa etmesi toplumun beklediği bir gelişmedir.

Etiketler :
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER