SON DAKİKA

Egeekspress

SAVCIYA KUMPAS MI?

Bu haber 29 Haziran 2017 - 10:06 'de eklendi.
SAVCIYA KUMPAS MI?

Tarih 28 Haziran 2017…
Yeni Asır Gazetesi’ni alanlar manşetteki haberi okuyunca şaşkınlık geçiriyorlar ki;
Yerden göğe kadar haklılar…
Manşette, terörle mücadelede haklı bir ün yapan İzmir Başsavcı Vekili Okan Bato’nun fotoğrafı ve açıklaması var… Habere göre Okan Bato “Adalet Yürüyüşü”ne liderlik yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sesleniyor!
“Adalet sokaklarda aranmaz, adliyede aranır” diyor!
………………..
Hukuk Devletinde Cumhuriyet savcıları, bağımsızdır, tarafsızdır, ellerindeki yasa kitabına göre hareket ederler.
Hukuk Devletlerinde yargının siyasete müdahil olması beklenmez, yargıçlar hakimler fikirleri ne olursa olsun tarafsızlıklarını korurlar ki; bu duruş, adaletin temelini oluşturur.
Tabiatıyla hukuk devletlerinde savcılar, hakimler, siyasi gelişmelere yorum yapmazlar, eleştirel açıklamalarda bulunup “taraf” oldukları algısı yaratacak davranışlardan kaçınırlar!

Yani Yeni Asır’ın dünkü sayısını alanların kafalarından aşağı kaynar sular dökülmesi bundandı…
Bir ilin Başsavcı vekili, üstelik terörle mücadelede haklı bir ünü olan bir hukuk adamı, çıkıp bir gazeteye siyasi açıklama nasıl yapardı? Hem de durup dururken, kendisini ilgilendiren hiçbir unsur yok iken!
Yapıyorsa bu savcının tarafsız olduğunu kim söyleyebilirdi?
………………….
Bu düşüncelerle haberi irdelemeye çalışan insanlar, bu gün aynı gazetenin bir kenarına sıkıştırılmış minicik tek sütun bir haberle kendilerine geldiler… Haber, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının bir yazılı açıklamasıydı. Ve şöyle deniyordu:
“Başsavcı Vekili Okan Bato’nun CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşü ile ilgili bir açıklaması olmamıştır”
Yani?
Yani haber YALAN!
……………………..
Peki ama, bu yalan haberi Başsavcı Vekili Okan Bato’yu övüyormuş gibi yapıp, onu siyasetin merkezine koymalarındaki amaç ne?
Bu bir kumpas!
……………………….
Hatırlayalım… Gazetenin Genel yayın yönetmenliğini, ünü(!) siyasiler arasında hatırı sayılır derece yüksek, büyük gazeteci Şebnem Bursalı yapıyordu… O sıralarda Ege’nin en büyük gazetesi, Aydın Belediye Başkanı’na kumpaslar kurmakla suçlanmış, Bursalı ve gazete hakkında onlarca dava açılmıştı…
Şebnem Bursalı’nın 7 Şubat MİT Kalkışmasının ardından, bazı gazetecilerle birlikte, eli kanlı imam FETO’nun davetlisi olarak Pensilvanya’ya gittiği ortaya çıkmıştı… Aklı başında ı gazeteciler bu seyahatin bir gazetecilik faaliyeti olmadığı şüphesi ile sorgulamaya başladıklarında henüz 15 Temmuz girişimi yaşanmamıştı…

Ne Şebnem Bursalı, ne de diğer muhterem gazeteciler bu gezinin nedenini açıklayamamışlardı… Bu bir gazetecilik faaliyeti değildi… Olsaydı, finalinde sayfalarda haberler görürdük… Göremedik. Ama hemen hepsi, FETÖ’nün vakıflarını öven, hatta göklere çıkaran haberler yaptılar. Amerika gezisini yapan iki gazeteci, FETÖ okullarının açılış kurdelesini kesecek kadar örgüte yakındı…
Bunlar birileri tarafından korundular… Ve bir işadamı, FETÖ’nun davetlisi olarak Amerika’ya, melanet Yuvası Yamanlar Koleji’nin parasıyla gidenlere sahip çıktı. Paranın ve paranın getirdiği ilişkilerle onları koruma altına aldı…
Sonuçta ne oldu biliyor musunuz?
Şebnem Bursalı ve bir arkadaşı, kendilerini koruma altına alan işadamının avukatının verdiği dilekçe ile FETÖ ilişkilerini sorgulayan gazetecileri “FETÖ KRİPTOCUSU OLABİLİRLER” şikayetiyle Terörle Mücadele Şubesi’nde gözaltına aldırdılar. Ama o şikayetin dilekçesine gözaltına alınanlar bir türlü ve halen ulaşamadılar… İşin ilginç yanı, Şebnem bu girişimden birkaç gün önce Adalet Bakanı ile röportaj yapmış, bakana yakın olduğu algısını yaratmıştı.

Bu konu ayrı ve geniş…
Gelelim Yeni Asır’a…
Bu, Fetö ile ilişkileri sorgulanan, sonrasında da görevinden alınan Şebnem Bursalı tarafından yönetilen gazete, bir ölüm listesi ortaya çıkardı.
“FETÖ’nün ölüm listesi” başlığı ile verilen haberde savcıların isimleri vardı ama, en başa, Şebnem Bursalı kendi ismini yazmıştı…
Haberin bir gün önce anonsu yapıldı. “Yarın FETÖ’nün ölüm listesini açıklıyoruz” diye…
Biz gazeteleri çıkmadan bu listenin başına Şebnem Bursalı’nın kendi ismini yazacağını duyurmuştuk…
Öyle de oldu…
Listenin başında Şebnem Bursalı vardı…
Ama FETO’nun kendisini neden öldürmek isteyeceği konusunda bir açıklama yapamıyordu. Zaten bir sebep de yoktu. Kendisi MİT kalkışmasının ardından Melanet Yuvası Yamanlar Koleji’nin davetlisi olarak Amerika’ya gitmiş, arkadaşları ile birlikte herifin faaliyetlerini öven yazılar yazmıştı…
Sorduk, seni hangi haberinden veya mücadelenden dolayı öldürmek istiyor FETÖ? Dedik… Cevap gelmedi.
Haberin balon olduğu ortaya çıktı…
……………………..
Cumhuriyet Baş savcı Vekili Okan Bato’nun hazırladığı İzmirli Babalar iddianamesi ilginçti. Bunları koruma altına alan işadamının da ismi geçiyordu. Hatta o işadamının kardeşinin FETO’nun sağ kolu bir işadamına “Sana operasyon yapacaklar” diye bilgi verdiği de iddianamede yer almıştı…
…………………………
Ve bu haber şimdi bana şunu düşündürüyor:
FETÖ ile mücadelede canla başla çalışan savcıdan intikam mı alınıyor?
Bu bir kumpas mı?
Bir hukuk adamını siyasetin karmaşık arenasına dahil etmek girişimi neden yapıldı?
Yeni Asır Gazetesi neden böyle yalan bir haber yapmak gereğini duydu?
Ve şimdi merak ediyorum; Cumhuriyet Savcılığı, hayatı FETÖ ile mücadelede geçmiş, onun inlerini, yayın evlerini basmış gazetecileri Şebnem ve arkadaşlarının FETÖ ilişkilerini sorguladığı için gözaltına aldıysa, bunlara ne yapacak?
Adalet dağıtmakla görevli hukuk adamlarını siyasetin karmaşık arenasının içine dahil edenler çok büyük bir kumpasın peşinde olmalılar değil mi?
Durup dururken, kim bir savcının ağzından siyasi bir açıklama yazayım, bunu da manşete koyayım diyebilir?

Etiketler :
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER