SON DAKİKA

Egeekspress

EN BÜYÜK BEKLENTİ ADALET!

Bu haber 14 Temmuz 2017 - 11:44 'de eklendi.
EN BÜYÜK BEKLENTİ ADALET!

FETÖ…

Bir terör örgütü…

Fethullah Gülen…

Terör örgütünün başı…

Bu su götürmez bir gerçek!

……………….

1989  yılından başlayarak bu adamın Türkiye Cumhuriyeti için ne denli tehlikeli bir mahluk olduğunu yazmış, ender gazetecilerden biriyim.

Herkes Fethullah Gülen’in cemaatinden nemalanmak için yalakalık yaparken;

biz yirmili yaşlarımızda bu adamın inlerini bastık…  Cumhuriyet karşıtı ahlaksız yayınlarını piyasaya çıkmadan durdurduk, yasaklattık.

Bizim için hep “Eli kanlı imam” dı… Hala öyle…

Bizim için hep cehaletle beslenen cahilin cahiliydi, hala daha öyle…

Hiç bir zaman bizim için “Hocaefendi” olmadı…

 

1970 li yıllarda cami vaazlarıyla başlattığı  “Hainlik” serüvenini  15 Temmuz Darbe girişimine kadar taşımayı başaran bu cahil adam, elbette ki siyasilerin yakın ilgisine mazhar oldu… Her dönemde, kim iktidarda ise, popüler olmayı becerebildi…

O bir cemaat lideriydi… Cemaat cahil insanları etrafında toplamıştı ve her şeyden önemlisi büyük paralar toplamayı başarabilmişti…. Bu büyük paralar, sinek gibi menfaat odaklarının oraya üşüşmesine neden olmuştu. FETO’yu büyüten en büyük unsur da paraydı…  Ve hep öyle oldu…  Türkiye’nin cumhuriyetle yönetilmesini hazmedemeyen Arap ülkeleri de bu adama oluk gibi para yağdırdılar. Tek amacı vardı Feto’nun… Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyeti yıkmak… Bu nedenle etrafına hep Cumhuriyet karşıtlarını topladı, çeşitli örgütlerden, ülkelerden büyük paralar aldı.  Ve para güçtü…

………………..

AKP’nin iktidarından sonra FETO, aldı başını gitti…

Okullarını çoğalttı, ülkenin her tarafında dershaneler açtı. Üniversite sınavlarını, Kamu sınavlarını  kontrolü altına aldı… Onun dershanelerine gitmeyen öğrencilerin bir yerleri kazanma şansı kalmadı. Devlet okulları by pass edildi. Sınavlar dershane müfredatından sorularla bezendi. Kamu sınavlarını onun istediği kişeler kazanmaya başladı. Türk Halkı soyulup soğana çevrildi. Çocuklarımız, o dershaneden bu dershaneye giderken helak oldu. Özel yaşamları kalmadı. Oyunu eğlenceyi unuttular. Ama FETO’nun kasası milyonlarla doldu…  AKP iktidarı bu adamın ne denli tehlikeli olduğunu anladığında, ülkenin en hassas noktaları ele geçirilmişti…

Bunlardan birisi Türk Ordusuydu…

Ergenekon, Balyoz, Ay Işığı gibi kumpas davaları ile ordunun en kıymetli subayları zindanlara atıldı. Yıllarca hapislerde çürütüldü.  Ordunun düzeni bozuldu, mahremiyeti ortaya döküldü.

Polis teşkilatından Adliyeye  kadar Türkiye işgal altındaydı. Adliyelerde FETO’nun örgütü  söz sahibiydi. Adalet dağıtması umulan mahkemeler, artık yandaşların, aydınları içeri tıktırabildiği, istediği kumpası kurabildiği, sahte deliller üretilen yerler olmuştu.  Çok kişinin canı yandı.

………………………

Ve iktidarla aynı yolda yürüyordu FETO…  Ordudan MİT’e kadar, Milli Eğitim’den sağlık kurumlarına kadar söz sahibiydi…  İktidar bu adamın tehlikesini anladığı zaman,  çok geçti…

 

AKP ile FETO’nun yolları ayrıldı…  AKP’nin savunması “Aldatıldık” olmuştu…

Evet bu açıklamada samimiyseler, gerçekten aldatılmışlardı…  Ama FETO devletin içinde öyle yayılmıştı, öyle büyümüştü ki…

Ve mücadele başlatıldı… İkdidar FETÖcülerden devleti kurtarmaya girişti. Bu meşakkatli ve uzun bir süreçti.  Karşı atak, Türkiye’yi karıştırmaktı… Ve 15 Temmuz’u planladılar…

………………………

Darbe girişiminde Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın  canına kastettiler. Halkın meclisini kurşunladılar.  İnsanları öldürdüler! Ve halkın yardımıyla alçak girişim bastırıldı.

FETO ve FETÖ ile mücadele hızlandırıldı. 50 bine yakın sivil, asker, polis, akademisyen, memur tutuklandı.  Bu alçak kalkışmanın siyasi ayağına henüz dokunulmadı…

Esas ana yapılanmanın orada olduğu varsayılıyor!

…………………….

FETÖ Örgütü’nün önemli merkezlerinden birisi İzmir. Gazetecilerden işadamlarına kadar önemli bir yapılanma göze çarpıyor.

İzmir Cumhuriyet Savcılığının hazırladığı Babalar İddianamesinde ilginç ayrıntılar var…

Şu an AKP yönetiminde bulunan bir işadamının yeğeni de bu iddianamede rol oynuyor. İzmir’de büyük inşaatlar yapan bu  şahsın, şirketinden kardeşi tarafından polisin FETO’nun sağ kolu Ahmet Küçükbay’a operasyon yapılacağı haberinin ulaştırıldığı da iddianamede var! Sağda solda, kendisi aleyhine haber yapanları içeri attırabilecek gücü olduğu imajını veren bu şahsiyet,  Sözcü Gazetesi’nin muhabirlerini de kendisinin içeri attırdığını ima eden söylemlerde bulunuyor!

Bu şahsın danışmanı ve birlikte hareket ettiği kişiler de ilginç.  Etrafındaki kişilerin FETO ile bağlantılı oldukları şüphesi var. Bu şahıs, sık sık kendisi hakkında yazı yazan gazetecileri emniyete, savcılığa çektiriyor, gözaltına aldırıyor.

Etrafında bazı gazeteciler var. 7 Şubat Mit Kalkışmasının ardından FETO’nun özel daveti ile Amerika’ya giden bu gazeteciler onun koruması altında.  Gazeteciler FETO’nun davetlisi olarak Amerika’ya gitmişlerdi ama, tek satır yazmadıkları gibi, bu geziyi de saklamışlardı. FETÖ’nün vakıflarını öven, İzmirli işadamlarının Amerika ile bağlantılarını sağlamak için çağrılar yapan bu kişiler, şimdi işadamının koruması altında. Avukatlarını onlara tahsis etmiş olması da işin ilginç yanı. Bu gazetecilerden ikisi FETÖ’nün okullarını açma şerefine(!) nail olmuşlardı. Bunlara bir şey yapılmadı ama, bu gazetecilere soru soran basın mensuplarının gözaltına alınıp sorgulanması, onlara göz dağı verilmesi hukukun nerelere getirildiğinin göstergesi oldu.

Şimdi bu muhterem işadamı, hakkında yazı yazan gazetecileri “içeri attıracağı” savıyla iftiralar atarak yalancı şahitlerle şikayetlerde bulunuyor.

Bazı savcılar onun talimatıyla hareket ederek, ifade bile alma gereği duymadan iddianameler hazırlıyorlar. İddianame mahkemelerde kabul edilmeden yandaş basına servis ediliyor! Karalama kampanyaları yapılıyor. Yalancı şahitler, saçma sapan suçlamalar ile gerçek gazetecilere ayar çekilmeye çalışılıyor!

Ve, Türkiye’nin her köşesinde böyle veya buna benzer olaylar yaşanıyor!

 

15 Temmuz’un birinci yılında, AKP’nin Türkiye’de yaşanan adaletsizlikleri bitirme konusunda güvence vermesi gerekiyor. Kendisine yakınlığı ile bilinen “derebeyi” tavrıyla, insanları yıldıran, iktidara yakınlığını kullanarak yasa dışı işleri ayyuka çıkmış adamları durduracağı güvencesini vermesi gerekiyor.

Fetöyla mücadelede örgütün siyasi ağına girilmesi gerekiyor! Bun sağlayacağının garantisini vermesi gerekiyor!

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşünü dikkate alması gerekiyor.  Orada toplananların sayısı ile değil, ne istediği ile ilgilenmesi gerekiyor.

Türkiye gerginlik istemiyor.

Türkiye, FETÖ’nün ve alçak lideri FETO’nun ismini daha da duymak istemiyor. Ülke bir an önce suçluların adil yargılanmasını ve cezalarını çekmesini istiyor.

Devlet kurumlarında hiç bir cemaatin, hiç bir örgütün adamlarının olmasını istemiyor!

Türk insanı, adalete güvenmek istiyor. İktidarın bu güveni sağlaması ise ülkenin öncelikli  beklentisi.

 

 

 

Etiketler :
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER