SON DAKİKA

Egeekspress

ALAYINIZA HODRİ MEYDAN!

Bu haber 11 Eylül 2017 - 8:55 'de eklendi.
ALAYINIZA HODRİ MEYDAN!

Aslında muhatap bile kabul etmediğim sana bunları yazmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Ve okuyucularımdan da özür diliyorum.

Erol Yaraş, kendisine ait haber portalında mahkemeden kamuoyunu aydınlatmak için yaptığımız habere aldırdığı erişim yasağı kararına dayanarak “Mutlu Tuncer’e bir darbe de filanca mahkemeden” türünde haberler yapıp, bizi karalamayı sürdürüyor.  İşte bu mektubu Erol Yaraş’a yazıp bazı sorular sorma gereği  doğdu. Vereceği cevapları aynen yayınlayacağımıza kamu oyu önünde söz veriyoruz. Virgülünü değiştirmeden!

Bay Erol;

Birincisi yalan haber yapmak, iftira atmak bizim işimiz değil. Tam da senin işin. Mahkemelerden saatler içinde aldırdığın erişim yasakları bana değil, basın özgürlüğüne darbe… Ve sen de gazetecisin!

HANGİ HABERİMİZ YALAN, HANGİ HABERİMİZ İFTİRA?

Haydi gel birlikte bakalım!

Aksini ispatlayabiliyorsan, ortaya koy belgelerini, “EROL HAKLI, BİZ YALAN YAZDIK” diye manşetten yayınlayacağım.

1- Yazdık, Narlıdere’de köy evi ruhsatı ile 250 metre kare kapalı alan izniyle binlerce metrekare kapalı at manejleri, İtalyan Restoran’ı, Butik Otel yaptın. Gazetelerde de “Kızının atı için 10 milyon lira harcadılar” mealinde haberler yaptırdın…

Bu tesisin yapıldığı alan tarım alanıdır ve senin ruhsatın köy evi ruhsatıdır. Doğru mu Erol?

Doğru… Belgesini yayınladık. İstersen yine yayınlarız. Bu haberi yalanlayabilmen için burası ile ilgili aksi belgeleri ortaya koyman gerekirdi. Yapamıyorsun. Mahkemeye verdin, delillerin yazdığımız yazılar. Onlar zaten var. Karşı delil koy ki, bizim haberlerimizin yalanı ortaya çıksın.

2- Fethullahh Gülen ile ilişkilerini yazdık ve derecesini sorduk! 7 Şubat MİT kalkışmasının ardından Fethullah Gülen’in daveti ile Amerika’ya giden, Fethullah’ın önünde el pençe divan duran gazetecilerden biri sensin!  Yalan mı? Yalan ise çık söyle…

3- Bu bir gazetecilik faaliyeti mi? Öyle olsa, gazetecilik faaliyetlerinin finali gazete haberi değil midir? Hiç biriniz hem de o önemli günlerde Fethullah Gülen ile görüşmenizi haber yapmadınız. Üstelik sakladınız. Yalan mı?

4-Fethullah Gülen’in vakıflarını öven yazılar yazdın. O melanet yuvası vakıfları göklere çıkarttın. İzmirli işadamlarını o vakıflarla iş yapmaya özendirici yazıların bizde var. Yoksa sen unuttun mu?

5- Fetö’nün sağı kolu Ahmet Küçükbay ve diğerleri ile ilişkilerin ileri derecede idi. Onlarla ticari bağlantıların vardı. Yalan mı?

6- Fetö’nün melanet yuvası Yamanlar Koleji’nin açılış kurdelesini Hamdi Türkmen ile birlikte keserken fotoğraflarını yayınladık.  Bu da mı gazetecilik faaliyeti idi? Sana bu sözde şerefi vermeleri için FETÖ örgütüne ne hizmetler verdiğini sormak suç mu oldu?

7-Yine FETÖ parası ile Afrika’ya terör örgütünün okullarını denetlemeye gidenler arasında varsın! Resimlerini yayınladık. Yalan mı?

8- Sen ne yaptın? Fetö iddianamesinde adı önemli olaylarla anılan ama kimsenin dokunamadığı, Mesut Sancak’ın kanatları altına girdin. Onun avukatları aracılığı ile bize durmadan dava açtın.  Fethullah Gülen’i ziyarete giden sensin, vakıflarını öve öve bitiremeyen sensin. Afrika’da melanet yuvası okulları ziyarete giden sensin, FÖTÖCÜ işadamlarıyla işler yapan sensin bizi Şebnem Bursalı ile bir olup “Fetö Kriptocusu” diye şikayet ettin, gözaltına aldırdın.  Hatırla, 1989 yılında sen de Yeni Asır’da çalışıyordun. Ender Coşkun ile birlikte Fethullah Gülen’in yayınevini basıp Atatürk’ü “Piç” ilan eden ansiklopediyi piyasaya çıkmadan toplatan biziz. Türkiye’nin en büyük basın ödülünü almıştık! Sen hangi vicdanla böyle bir şikayeti yaptın?

9- Mesut Sancak, senin köy evi diye yaptığın tesisi yazan Nivent Kurtuluş’u arayıp, “Bir daha Erol Hakkında haber yapmayacaksın” diye emir vermeye kalkıştı… Siz kendinizi ne sanıyorsunuz kuzum?

10- Açtığın tazminat davasını “İftira davası” olarak duyurdun. Ne iftirası Erol? Yazdıklarımız yukarıdaki olaylardan ibaret! Hangisi yalan, hangisi iftira?

11- Eşinin okullarının imar fazlalıklarını da yazmıştık. Yoksa o mu yalan?  Yoksa senin gazetecilik kariyerinin en önemli bölümünü genç kızların çıplak fotoğraflarını çekerek tamamladığını yazmamız mı yalan? Veya Ajda Pekkan ile nişanlanıyormuş gibi yapıp, popüler bir çizgi yakalamaya çalışman mı yalan? Yoksa Gariban esnafın yüzbinlerce lira parasını cebe indirdiğin mi yalan?

12-Şimdi şu olaylara bak ve hangisinin yalan olduğunu söyle. Hangisinin iftira olduğunu söyle…

13-Erol seni çok iyi tanıyorum. Sana asla güvenmedim.  İnsanlara kötülük yapmak konusunda becerilerini biliyorum. Nitekim, Mesut Sancak ile bir olup, hiç tanımadığım işadamlarını yalancı şahit gösterip hakkımızda dava açılmasında bile payın olduğunu biliyorum. Bazı hukuk adamlarını da bu işe alet ettiğinizi biliyorum. Hiç vicdanınız sızlamadı mı Erol? Gazetelere daha mahkemelerin kabul bile etmediği iddianameyi servis ederken, meslektaşlarını karalayan haberler yazdırırken ve yazarken hiç mi kendi çocuğuna böyle iftiralar atılsa ne yaparsın diye düşünmedin? Hiç mi vicdanın sızlamadı?

14-İşte bak açıkça yazıyorum. Yazdığımız haberlere yasak koydurmanız önemli değil. Önemli olan bu haberlerin yalan veya iftira olduğunu ispatlayacak belgeleri ortaya koymanızdır. Ortak girişimlerle bizi toplumda değersiz kılmaya çalıştığın Mesut Sancak da ortaya hiç bir belge koyamıyor. Evet Erol… Para güç gibi görünür. Bir takım insanları satın alıp, kötülük yapabilirsin. Bunun mümkün olduğunu görüyoruz. Ama doğru insana bir şey olmaz. Arkamızda en küçük bir pislik olsa, savcılarla, hakimlerle bizi zor duruma düşürebilirdiniz.

15-Gazetecilik doğruluk işidir. Gerçek gazeteciler merttir. Yalan haber yazmazlar, iftira kampanyalarına girişmezler Erol. Bizim arkamızda en küçük bir pislik olsa, paranın gücüyle bizi şimdiye kadar yıkar yok ederdiniz.

Mesut Sancak seni iyi tanımamış Erol. Seni iyi tanımış olsaydı, böyle işbirliklerine girişmezdi. Ama eminim bir gün tanıyacak. Mesut Sancak’ın danışmanlığını yapan Ünal Ersözlü’yü yıllarca sırtımızda taşıdık Yeni Asır’da.  Senin yazılarını düzeltmek için az sabahlamadım Yeni Asır’da… Seni boşver de Ünal’ın bu işlere karışmasına şaşırmadım değil.

Kötülük, döner dolaşır ayağınıza dolaşır Erol… Nitekim öyle de oldu bak! Bize iftira attırdığınız işadamları, şimdi “Biz böyle ifadeler vermedik, ifadelerimize sizin isimleriniz nasıl girdi bilmiyoruz” diyorlar!

Şantaj kim biz kimiz Erol! Sen de bizi tanımamışsın… Haydi gel… Kamuoyu önünde seni ve Mesut Sancak’ı sohbete çağırıyorum. Alın belgelerinizi gelin. Bizim iftira attığımızı, yalan haber yazdığımızı ispat edin, boynuma “Ben yalancıyım” diye pankart asıp dolaşacağım. Basın kartımı da yakacağım!

Var mısın Erol?

 

 

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER