SON DAKİKA

Egeekspress

İZMİR’İN EN SERT KAVGALARI URLA’DA…

Bu haber 02 Ekim 2017 - 9:37 'de eklendi.
İZMİR’İN EN SERT KAVGALARI URLA’DA…

İzmir CHP de delege seçimleri KIRAN KIRANA DEVAM EDİYOR…

İzmir Milletvekili Atilla Sertel’in de dediği gibi, bu yarış, bir çok entrikanın sahneye konmasına neden oluyor ve kırgınlar, küskünler artıyor!

 

Kim ne derse desin; ben de delege seçimlerinin bu partiye zarar verdiği görüşündeyim…  Ve dahi delege seçimlerinin demokratik bir yöntem olduğunu düşünmüyorum…

 

CHP’deki delege seçimlerinin en dikkat çekici yöresi Urla oldu…

Sibel Uyar’ın cazibe  merkezi diye ilan ettiği ve emlak vergilerini alabildiğine yükseltilmesi talimatı vererek şimşekleri üzerine topladığı bu ilçe, tabir-i caiz ise “CHP’nin ağır topları”nın yaşadığı ve ellerini her yöne uzattığı bir ilçe…

Haliyle, olaylar da çok ses getiren tarzlarda gelişiyor!

Haydi bir bakalım neler oluyor?

 

Ses getiren bir hadise;  Eski İl Başkanı Kemal Karataş’ın delege yapılmamasıdır mesela! Ve Kemal Karataş’ın isim vermeden “Örgüt böyle istedi” diyen İlçe Başkanı Bahri Yalaz’a salvo atışlar yaptı…

Kemal Karataş’ın sözlerinin arkasına “Bir iblis, bir cambaz, bir bezirgan onun ipliğini pazara çıkaracağım”  cümlesini eklemesi delege seçimlerinin partiye ne denli zarar verdiğinin herhalde en önemli göstergesidir.

………………..

İlçe “cazibe merkezi” olunca ve parti önde gelenlerinin orada yaşıyor olması siyasi dalgalanmanın da rüzgarı oluyor haliyle…  (Aman yanılmayın… Urla cazibe merkezi filan değil… Rant cenneti)

Genel siyasetten ümidini kesen “kurt” politikacıların “Madem orada yaşıyorum, madem artık genel siyasetten emekli olmuşum, burada bir şeyler yapayım” düşüncesi, arzulu kişilerin açısından bakıldığında normal bir istek gibi görünebilir.

Bakış açısını değiştirdiğiniz zaman “Yetti artık, bu isimleri görmek bile istemiyoruz” da diyebilirsiniz ki; siyasette yeniliğin şart olduğuna inanıyorum.

……………….

Efendim normalde Urla’nın siyaseten karışması çok normal aslında…

Partinin eski Urla Belediye Başkanlarından, eski milletvekillerinden, eski il başkanlarından olan Bülent Baratalı Urla’da yaşıyor!

Aziz Kocaoğlu muhterem Urla’da yaşıyor!

Onun geçtiğimiz yerel seçimlerde partiye 8 belediyeyi kaybettiren ekibinde yer alan eski Milletvekillerinden, eski İl Başkanlarından Alaattin Yüksel Urla’da yaşıyor!

Bu arada Bülent Baratalı’nın ikametgah kaydını Alsancak Kültür Mahallesine aldırdığını duydum…

Şimdi saydığım bu isimlerinin hemen hepsinin Urla’dan bir siyasi beklenti içine girdiklerini düşünüyorum…

Peki bana bunları düşündüren sebepler ne?

Söyleyeyim:

 

Kemal Karataş eski bir politikacı… Eski derken görüldüğü üzere halen politikanın içinde ve siyasi kariyerini sürdürmek için mücadele ediyor… Kemal Bey, Urlalıdır… Ailesi de Urlalıdır! Ve kulislerde onun ilçesinden belediye başkan aday adayı olacağı konuşuluyor… Ki; bu bir eleştiri değil… Normaldir!

 

Alaattin Yüksel’e bakalım… Ununu eleyip, eleğini duvara asmış gibi görünüyor ama, Urla sokaklarında gerçekleştirdiği ziyaret faaliyetleri ilginç!

Bazı belediye çalışanlarının Alaattin Yüksel ile Urla’yı adım adım gezmeleri, el sıkmaları, meclis üyeleri ile sıkı fıkı ilişkileri tek bir ihtimale işaret ediyor! O da aday adayı…

 

Entrika sohbetlerine gelince; Kemal Karataş’ın delege olmasını Alaattin Yüksel’in engellediği konuşuluyor… Olur mu? Ben siyasette her ihtimalin gerçekleşebileceğini düşünenlerdenim… CHP Urla İlçe Başkanı Bahri Yalaz’ın da Alaattin Yüksel ile yakınlığını ortaya koyarsak, Alaattin Bey’in Kemal Karataş’a çelme takmış olması olasıdır gibi geliyor. 2015 İl Başkanlığı yarışında Bahri Yalaz, Yüksel’in yakınındaki isimlerden birisiydi.

 

Zurnanın zırt dediği yer ise; Yüksel’in Parti Genel Başkanı’na 2014 yılında Aziz Kocaoğlu ile birlikte aday isimlerini dayatan kişi olduğunun hala unutulmamış olması.

 

Ve şimdi; Urla Belediye Başkanlığı adaylığı konusunda geçtiğimiz yerel seçimlerde anketlerde başarılı olan isimlerin de beklentili olması gayet doğaldır.  Çünkü Sibel Uyar şaşırdı!

Uyar’ın performansının “sen-ben-bizim oğlan” esasında kilitlenmesi bu beklentilerin üst seviyede olmasında önemli faktördür.

Yani bir anlamda süregelen duruma baktığımızda Sibel Uyar’ın yeniden aday olması için  zorlu bir mücadeleden geçmesi gerektiği gerçek…  İşi gerçekten her geçen gün zora giriyor!

Ayrı bir gerçek ise; Sibel Hanım’ın bir ara yakaladığı sempati rüzgarını tamamen kaybetmiş olmasıdır.  Bunun nedeni, etrafında topladığı yanlış insanlar ve bu insanların Sibel Uyar’ı yanlış yönlendirmeleridir.

 

Neticede, Sibel Uyar’ın yanındaymış gibi görünen bazı “Has adamların” Uyar’a karşı girişimlerde rol oynuyor olmaları gözleniyor!  İşin acı tarafı ise Sibel Hanım’ın bunları anlayamıyor olması!

 

Toparlarsak; ağır topların savaşı Urla’da hızlanarak büyüyecek.  Bu savaştan CHP yara alacak…

Bu birinci gerçek.

İkinci gerçek ise;  geçtiğimiz yerel seçimlerde hakkı yenen aday adaylarının beklentileri nasıl karşılanacak? Bunlardan bir, bilemedin iki tanesinin CHP’nin her toplantısına koşturuyor olması, hiç bir zaman kırgınlık göstermemiş olması, elbette ödüllendirilmesi gereken bir durumdur. Peki ama nasıl?

İşte bu sorunun cevabını hep birlikte göreceğiz…

Son sözüm şu;

Urla’da kurtlar sofrası kuruldu…

Bıçaklar bilendi…

CHP’nin en çok oy aldığı ilçelerin başında olan Urla, siyasetin en acımasız mücadele örneklerinden birine hazır olsun!

 

 

 

MUTLU TUNCER’İN NOTU:

 

Urla bir cazibe merkezi değildir… Sibel Hanım öyle lanse ediyor ama, Urla bir rant cennetidir.  Bir ara, Sibel Hanım bir sempati rüzgarı yakalamıştı… Ona uzaktan baktığımızda rüzgarın kesildiğini görüyorum…  Sempatinin “kızgınlığa ve öfkeye” dönüştüğünü görmemek için kör olmak gerek.

Sibel Hanım’ın yakaladığı sempati rüzgarının kesilmesinin en önemli nedeni, kendisini yönlendiren isimlerin yanlış olması ve Sibel Hanım’ın onlara kayıtsız şartsız teslimiyeti…

Festivallerde  halkı, üreticiyi, Urlalılar’ı  ikinci plana atan, sosyete merakı faaliyetlerin bir ilçeyi “cazibe merkezi” yaptığı görülmüş şey değildir. Alaçatı örneği önümüzde… Sizce Alaçatı cazibe merkezi mi?

Bence değil…  Zengin bir güruhun kendisini eğlendirmek için para döktüğü, her türlü garipliği ve çılgınlığı, görgüsüzlüğü yapıp, magazin basınına konu olmak için yarıştığı, Alaçalı kavramının ortadan kaldırıldığı bir yer… Oysa her belde, her ilçe, her şehir, yerel halkın gelenekleriyle, alışkanlıklarıyla güzel…

Bunları niye ekledim yazıma?

Şu emlak vergisi meselesinde Belediye Başkanımızın uçmasına atıfta bulunmak için… Belediye Başkanının amacı yerli halk ile  dışarıdan gelenlerin bütünleştirilmesidir.  Örnek ister misiniz? Hemen vereyim;

Enginar Festivalinin balo gecesine, üreticiler, katılamamıştır. Çünkü çağrılmadılar. Ama televizyon ekranında iki görünüp sözde ünlenen bir çok kişi davetliydi. Hoş onlar da Çeşme’ye kaçtılar baloya katılmadılar ama, durum böyle…

Neticede Sibel Hanım’ın başkanlık faaliyetleri çok sorgulanacak!

 

 

 

 

 

 

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER