SON DAKİKA

Egeekspress

URLA TABİİ Kİ PAYLAŞILAMAZ

Bu haber 04 Ekim 2017 - 7:38 'de eklendi.
URLA TABİİ Kİ PAYLAŞILAMAZ

Geçtiğimiz gün CHP’nin ağır toplarının Urla üzerindeki mücadelelerini yazmıştım.

Hatırlarsanız Urla’yı cazibe merkezi olarak lanse eden Belediye Başkanı Sibel Uyar’ın tam aksine, o ilçenin cazibe merkezi filan değil, “rant cenneti” olduğunu iddia etmiştim…  Ki; bu doğru…  Arzu eden varsa, belgelerle anlatırız, nasıl bir ranttan bahsettiğimizi… Nasıl bir rant? Büyük  bir rant!

Konumuz bu değil tabii…  Konumuz rantın büyük olduğu bu ilçede belediye başkanlığının ne denli önemli olduğu.  Ve tabii bu önemli makam için eskiden bu yana inanılmaz şekilde sahnelenen oyunlar!

Şimdi gelin,  hafızalarımızı yoklayıp Urla belediye başkanlığı için  geçtiğimiz yıllardan bu yana ortaya konan “Ali Cengiz” oyunlarına  bakalım…

2004 yılı yerel seçimleri…

CHP’nin Belediye Başkan Adayı  Yusuf Baratalı… ANAP Adayı Selçuk Karaosmanoğlu… AKP adayı ise CHP’de yer bulamayan Mustafa Aras…

Seçim sonuçları ilginç… ANAP Urla’da birinci parti… Selçuk Karaosmanoğlu haliyle yeniden belediye başkanı… AKP baş farkıyla ikinci parti. CHP ise üçüncü parti…

AKP ile ANAP arasındaki oy farkı, hafızam beni yanıltmıyorsa 1200-1300 civarında…

Yani Doktor Mustafa Aras, belediye başkanlığını kıl payı kaçırıyor! Doktor Aras esasında CHPli… Halk arasında sevilen, sayılan bir kişilik. Ama partisinden aday olmayı bir türlü başaramıyor…  Bülent Baratalı, avukat oğlu Yusuf için elbette devrede…  Yusuf Baratalı tertemiz bir genç… Ama tecrübesiz… Aday yapılmış olması onun adına bir talihsizlik. Kurtlar sofrasında çiçeği burnunda bir politikacı…

Burada ortaya koyacağım gerçek şu:

Eğer bu seçimlerde Doktor Mustafa Aras CHP adayı olabilse idi; parti  Urla’da birinci olacaktı. Yani burada bir yanılgı devredeydi… “CHP den kimi koysak kazanır” mantığının kolaylıkla çökebildiğini görüyoruz!

Ancak; burada alınan yenilgi, Yusuf Baratılı’nın kötü bir aday olmasından kaynaklanmıyordu. Mustafa Aras’ın aday yapılmamasına CHPli seçmenin tepkisiydi. Nitekim AKP’ye geçip aday olmasına rağmen Aras seçimi kıl payı kaçırıyordu ki; AKP bu dönemde gösterdiği performansı  bir daha Urla’da asla yaşayamayacaktı.

2009 yerel seçimlerine gelmeden önce ilginç bir gelişme yaşanmıştı… Yine hafızam beni yanıltmıyorsa, 2005 yılının sonlarına doğru, ANAPlı Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu  Aziz Bey’in arzusu üzerine CHP saflarına katılmıştı.  O dönemde Selçuk Bey ile Kocaoğlu arasında su sızdırmayan bir ilişki, bir dostluk söz konusu idi…

Geliniz 2009 yılına efendim…

Bu yerel seçimlerde Mustafa Aras’ın yuvaya dönüşüne şahit oluyoruz! Bülent Baratalı’nın daveti ile yeniden partisine katılıyor. Ancak; ortada görünen tablo, Aras’ın iki zıt parti arasında mekik dokuduğu… Bu halk arasında garipsendi ama,  yine de önceki seçimlerde Aras’ın aday yapılmaması  ve şahsın seviliyor olması konunun çok büyütülmemesine neden oldu…

Burada dikkat edilecek husus şu; iki ayrı cephe görüyorsunuz… Biri Aziz Bey tarafı, yani Selçuk Karaosmanoğlu, diğeri ise Bülent Baratalı tarafı… Mustafa Aras…

Kıran kırana bir mücadele başladı. Yerel seçimler yaklaşırken, oyunlar zorlaştı… Mustafa Aras bir adım adaylığa yakın görünüyordu. Gerçekten de öyleydi. Selçuk Karaosmanoğlu yıpranmış, agresif tavırları  tepki alıyordu.  Üstelik ezelden CHPli de değildi…

Seçimlere yaklaştıkça adaylık çekişmesi güçlendi. Ve partinin MYKsı, Doktor Mustafa Aras lehine karar verdi aday olarak onu belirledi.  Dönemin İzmir İl Başkanı Kemal Karataş da Urla’ya gelip, Mustafa Aras’ın elini kaldırmıştı… Hatırlayın! Ama o da ne?

Aziz Kocaoğlu ve ekibi soluğu Ankara’da almışlar, Selçuk Karaosmanoğlu konusunda dayatma yapıyorlardı…  Son noktayı Aziz Bey, alışıldık bir tavrı ile koymuştu… “Selçuk aday yapılmaz ise istifa ederim” deyivermişti.

Bir büyükşehir belediye başkanı koca bir partinin genel başkanını istifa ile tehdit ediyordu…  Sonra ne mi oldu?

Mustafa Aras ikinci kez hayal kırıklığı yaşadı… Aras’ın adaylığı sonlandırıldı, yerine Selçuk Karaosmanoğlu aday yapıldı…  CHP bir kez daha sarsılmıştı…

Ancak seçimi  CHP farkla kazanacaktı…

2014 seçimleri ise, CHP adına siyasi etiklerin demokrasi anlayışının, hak ve adaletin yok sayıldığı gelişmelere sahne olacaktı.  Konumuz Urla olduğuna göre; yine oradan devam edeceğiz!

Evet ön seçim yoktu ama, bir çok aday adayı vardı. Burak Oğuz, Bülent İlhan, Mesut Önen gibi isimler ortaya çıkmışlardı. Ve parti, adayları anketlerle belirleyeceğini açıklamış, kamu oyununun istediği  kişinin aday yapılacağını duyurmuştu…  Bu arada mevcut Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu’nun Aziz Kocaoğlu ile arasına kara kedi girmiş, Selçuk Bey gidip, DSP’den aday olmuştu. CHP ise anketlere soyunmuş, yoklamalara başlamıştı.

Anketlerin sonuçlarını aday açıklanmadan son gecesine kadar takip ettiğimi söylemeliyim. Genç bir kardeşimiz,  yoklamalarda aday adaylarının tümünü geride bırakıyordu.  Bu ismi zaten Urlalılar bence biliyor.  Halkın istediği gençlerden birisinin aday yapılması idi. Dinamizm arzusu ağır basıyordu.

Ve devreye yine Aziz Kocaoğlu ve ekibi girmişti…

Halkın anketlerinde çıkan ismin dikkate alınmamasını istiyor, Urla’da Sibel Uyar’ın Karşıyaka’da Hüseyin Mutlu Akpınar’ın, Konak’ta Sema Pektaş’ın ve daha bir çok ilçede isimler ortaya koyuyor ve direniyordu…

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise şaşırmıştı. İlçe belediyeleri için  bunca kıyametin koparılmasına belki de anlam veremiyordu…  Aziz Bey yine aynı kartları açmıştı: “İstifa ederim”

“Edersen et” diyemeyen Kılaçdaroğlu aslında Aziz Bey ile yollarını ayırmaya daha o zamanlar karar vermişti ama, bu tavra kızan milletvekillerine şöyle demişti:

“Aziz Bey yargılanıyor. Şimdi ondan vazgeçersek, bizim onu yalnız bıraktığımız düşünülebilir”

Ve her istediği yapılmıştı…

Sonuç ise hüsrandı. CHP kalesinde 8 ilçeyi kaybetmiş, bir çok deneyimsiz ve bilgisiz şahsiyet koltuk sahibi olmuştu…

Urla’da koltuğa oturan Sibel Uyar’dı… Adaylığı herkesi şaşırtmıştı. Aniden çıkmıştı ve aday oluvermişti.

 

Burada bizim konumuz esasında şu;

CHP’de dönen ağır entrikaları ortaya koymak!

Urla CHP kalesi içinde partiye en çok oy çıkaran ilçelerin başında geliyor!  Belediye Başkanı’nın cazibe merkezi diye tarif ettiği bu ilçe aslında rant cenneti ve iyi yönetilmesi gerekiyor! Haksızlıklara çok açık…

Yeni gelişiyor olması, tarımın halen sürdürülüyor olması, büyük şehrin gürültüsünden bu bölgeye akınların olması, burayı  kıymetli kılıyor.  Dükkan kiralarının anormal artması bu yüzden. Arsa fiyatlarının yükselmesi bu yüzden.  Bir kafeteryanın belediyeye ait alanı için açılan ihalede nerede silahların konuşacağı bir duruma gelinmesi bu yüzden.

Ve;  CHP artık Urla ve Urla gibi önemli merkezlerde “Ben odunu koysam seçilir”  yaklaşımını bırakmalıdır.

Hayır! Seçilemez… Artık seçilemez.

CHP’nin alternatifsizliği bu güne kadar odunu koysan seçilir mantığını ortaya çıkarmış olabilir ama, artık kazın ayağı öyle değil.

Bu bir kaç seçimdir, sadece Urla’da yaşananları ortaya koyduğum zaman ki; elbette diğer ilçelerde de buna benzer olaylar çok yaşandı, CHP’nin bıçak sırtı bir dengede durduğunu anlamamak mümkün değil!

Konak’ı, Karşıyaka’yı, Karabağlar’ı, Buca’yı dayatma adaylıkla gelen başkanlıkları bir tarafa koyup Urla’ya  daha objektif ve daha dikkatli bakarsak, buradaki cazibenin ne enginar festivali, ne bağ bozumu, ne Tanju Okan Şarkı yarışması, Ne kukla Festivali, ne kadın üretici pazarları olmadığını görürüz.

Buradaki cazibe tamamen imara açılacak veya açılmakta olan bölgelerle ilgilidir. Bu ilçe bakirdir ve rant vardır.

 

Şimdi gelelim yeni gelişmelere…

Çoktandır yazdığım gibi  CHPli bazi belediye başkanlarının önümüzdeki yerel seçimler için B Planı,Meral Akşener’dir. Benim görüşüm Aziz Bey ve ekibinin de B Planı budur!

Nitekim, bakınız Meral Akşener’in İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı ziyaret ne kadar ilginçtir. Aziz Kocaoğlu bu ziyarete eşi Türkegül Kocaoğlu’nu da getiriyor! Bu Akşener’in ziyaretini ne kadar önemsediğinin göstergesidir. Ayrıca Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina ve Bornova Belediye Başkanı Olgun Atilla da ziyaret sırasında hazır bulunuyor!

İsimlere dikkat edin…

Bana sorarsanız, bu ziyarette yaşananlara iki açıdan bakmak gerekiyor!

Bir Meral Akşener cephesinden, iki; Aziz Kocaoğlu cephasinden. Meral Akşener Aziz Kocaoğlu ile bir pazarlık aşamasında ise; bundan hemen vazgeçmeli… Büyük oy alabileceği İzmir’de hüsrana uğrar… Aziz Bey açısından bakarsak, CHP’den aday olamayacağı neredeyse kesindir. Meral Akşener’i siyasi hayatının devamı için fırsat olarak görmesi doğaldır.

Urla’dan başladık, Urla ile bitirelim yazımızı.  Sibel Uyar, Aziz Bey’in ekibinden…  Yapıldığına inandığım pazarlığın bir ayağının Urla olduğuna inanıyorum.  Yani daha açık söylemek gerekirse; CHP’nin Sibel Uyar’ı bir daha aday gösterme niyeti yok! Ama Sibel Hanım’ın o koltukta oturmaya niyeti var!

 

Yani demem o ki; İzmir’de Aziz Bey ve Sibel Uyar dahil, CHP’nin aday gösterme niyeti olmayan 9 belediye başkanı Meral Akşener’in partisine geçmeye hazır gibi geliyor bana.  Meral Hanım ise; elbette başına geleceklerden habersiz!

 

 

 

 

 

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER