SON DAKİKA

Egeekspress

UZAYLI YALANLARI

Bu haber 28 Ekim 2017 - 12:30 'de eklendi.
UZAYLI YALANLARI

 

 

 

MUSTAFA AKDEMİR

Sosyal paylaşım sitelerinde, televizyon kanallarının cılız programlarında çok sık rastladığımız tipler var!

Çıkıp çıkıp, bize uzaylıları, dış dünyalardan gelen uzay araçlarını ballandıra ballandıra anlatıyorlar.

Bunların amaçları ne?

Dikkat ettiyseniz, hemen bir çoğu, ellerinde yazdıkları kitaplarla geliyorlar programlara… “Efendim ben zaten yazmıştım… İşte bu benim kitabım” diyerek bir güzel reklamlarını yapıyorlar.

Yalanın reklamı caziptir.

Bunların sosyal medyada ve televizyon programlarında anlattıklarına gelince; 10 kileme söylüyorlarsa, 9’u yalan, biri yanlış!

 

Uzaylıların cinslerini, tiplerini, karakterlerini sıralıyorlar ki; komik ötesi bir durum var… Efendim griler bilmem kaç çeşit imiş. Reptilyanlar yerin altında yaşıyor imiş. Yıldız geçitleri var imiş ve bu kapılardan gelip gidiyorlarmış…

Öncelikle hemen ifade etmeliyim ki; bu safsatacılar yüzünden UFO denilen kelime dünya toplumlarında anlam değiştirdi. UFO lar artık uzaylı araçları gibi algılanıyor.

UFO İngilizce bir cümlenin kısaltılmışıdır.  UNIDENTİFİED FLAYING OBJECT…   Anlamı ise; “Tanımlanamayan uçan cisimlerdir”

Yani; gökte bir balon uçuyorsa, siz onu hiç bir şeye benzetemiyor ve ne olduğunu anlayamıyorsanız, o cisim sizin açınızdan UFO’dur!

Her sakallı dedeniz olamayacağına göre, her UFO, uzaydan gelmiş bir araç değildir.

Bu safsatacıların dünya çapında benzerleri olduğunu da söyleyebilirim.  Sahte bilim insanlarının, soytarılık bazında iddialar ortaya atanların dayanak olarak gösterdikleri “ESKİ NASA ÇALİŞANLARI” masalı halen büyüyerek anlatılmakta.

Efendim eski bir NASA çalışanı, kurumun gizli belgelerini açıklamış… 51. Bölgede uzay araçları varmış. Onu yakından görmüş, incelemiş. Hatta geçtiğiemiz günlerde sosyal medyaya düşen bir amatör belgesel izledim. Bu aracın içinde inceleme yapan sözde bilim insanı, arkadaşlarını da götürüp uzay araçlarını gösterdiğini iddia ediyor. Bu adam kendisini Kuantum Fizikçisi olarak tanıtıyor ama,  adamın diplomasını kimse bulamadı. Nereden mezun olduğunu da söyleyemiyor.

Yani Amerika’nın uzaylı araçlarını sakladığı 51. Bölge bu kadar laçka…

Peki arkadaşlarını da götürüp gösterdiği uzay araçlarının fotoğraflarını niye çekmemiş ki bu adam?

Arkadaşlarını götürüp uzay araçlarını gösterebilecek kadar serbest hareket edebiliyorsa, uzay araçlarının fotoğraflarını çekmesinde sakınca yoktur! Ama fotoğraf yok!

Bizim safsatacıların söylediğine göre, uzaylılar “telepati” yoluyla konuşuyorlarmış… Vay canına sayın seyirciler!  Demek ki bu dış dünya varlıkları konuşmaya da üşeniyor! Ya da işleri o kadar çok ki, konuşmaya fırsat bulamıyorlar.

Peki; Amerika ve Rusya veya başka uzaylı ilgilenen Avrupa ülkeleri diyelim ki, dış dünyadan gelen varlıklarla temas halindeler ve teknoloji alış verişi yapıyorlar…

Safsatacıların iddiaları bu ya… O zaman şu soru aklıma geliyor; Bunlar madem bize teknoloji öğretiyorlar neden biz bu kadar geriyiz ki; Mars’a bile altı ayda gidiyoruz?

Adamlar yıldız geçitlerini kullanıyorlar, ışık hızıyla bilmem kaç milyon ışık yılı uzaklıktan buralara geliyorlar da bize niye bu bilgileri vermiyorlar? Haydi bilgileri vermiyorlar da, bari Ay’da, Mars ve diğer gezegenlerde ne olduğunu anlatsalar da, öğrensek. Bu kadar ilkel araçlarla uzayda debelenip durmasak!

Ay demişken aklıma geldi. Safsatacıların bir önemli iddiası ise, Ay’ın zannettiğimiz kadar tenha olmadığı… Biz ayın bir yüzünü görüyoruz ya… Diğer yüzünde maden çıkaran uzaylılar varmış ve Amerika’ya bunlar ayar çekmişler, ay seyahatleri bu yüzden yapılamıyormuş. Bunları iddia ederlerken yine NASA’nın nereden öğrendikleri anlaşılmayan sırlarını da ortaya dökmekten çekinmiyorlar. Efendim Apollo 18 seyahati gizlice yapılmış. Astronotlar orada Ölmüş Rus meslektaşlarını bulmuşlar. Kilometrelerce büyük bir de uzay aracı enkazı ve enkazın içinde bir kadın cesedi görmüşler. Uzay aracı bilmem kaç milyon yıllık imiş.

Ay konusunda safsatalar çok. Aya ilk adımı atan Neil Armstrong’un ayda ezan sesi duyduğunu söylediğini ve müslüman olduğunu da iddia etmişlerdi. Rahmetli bunu duyunca gülmekten nefessiz kalıp yere düşmüştü.

Şimdi gerçeklere gelelim…

Dünyanın başka gezegenlerden gelenler tarafından ziyaret edildiğine dair tek bulgu, tek delil dahi yoktur. Ancak elbette bu koca evrende başka gezegenlerde hayat olmadığı veya olmayacağı anlamı taşımıyor. Elbette olmalı, elbette vardır da. Ancak güneş sistemimiz içinde bir başka gezegende hayat ne geçmişte, ne de şimdi var olmamıştır. Gezegenlerin fiziksel şartlarının da buna izin vermediği görülmektedir. Ancak belki bir kaçında mikroorganizmalar olmasını umarak bilim adamları araştırmalar yapıyorlar. Yani herhangi bir gezegende mikroorganizma yaşamı bulsak, bilim kıyameti koparacak ama, henüz ona da rastlanamadı.

Bizim safsatacılar ise bilmem kaç çeşit uzaylı varlık olduğunu sayıp, kiminin kertenkeleye, kiminin armuta benzediğini anlatadursunlar, dünya bilimi, dış gezegenleri yakından takip edebilmek için dev teleskopları uzayın derinliklerine gönderiyorlar.  Şimdilik bir kaç gezegende hayat olabileceği varsayımı ile avunan bilim insanları evrende en büyük hız olan ışık hızıyla bile o gezegenlere varılmasının milyonlarca yıl süreceğini anlatıyorlar.

 

Önümüzdeki hafta, sizlere evrenin ilginçlikleri ile ilgili bir yazı hazırlayacağım. Yani ilk başlara gideceğiz ve evrenin nasıl var olduğu konusundaki değerli bulguları, güneş sistemimizin nasıl oluştuğu konusunda bilimsel tezleri ortaya koyacağım.

Siz bu arada safsatacıların 51. bölge, reptilyan masallarını seyredip, gülebilirsiniz. Unutmayın, bunları gülmek için seyredin. Gülmek çok kıymetlidir, bilimsel değeri olmayan kocaman iddialar ise ancak komiktir.

 

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER