SON DAKİKA

Egeekspress

AK PARTİLİ HERKES HER AN GÖREVLİ…

Bu haber 30 Ekim 2017 - 14:38 'de eklendi.
AK PARTİLİ HERKES HER AN GÖREVLİ…

Latif Özkan, AKP’nin efsane Konak İlçe Başkanı… Öncesi, Urla ilçe Başkanı ve 2009 yılının AKP Urla Belediye Başkan Adayı…  Urla’da AKP kurulduğundan bu yana en yüksek oyu alıp, rekor kırmasının ötesinde, Konak İlçe Başkanlığı döneminde, bölgesinde partiyi adeta “uçuran” bir siyasetçi…  Onun döneminde AKP Konak’ta, oylar ikiye katlanırken, o hiç bir zaman mütevazı tavrından vazgeçmedi.  LATİF ÖZKAN “KORKMA HEMŞERİM SORGULA”, “100 FOTOĞRAFLA KONAK’IN GERÇEK YÜZÜ” , “200 FOTOĞRAFLA KONAK’IN İKİ YÜZÜ” , “GELİN TANIŞ OLALIM” , “BEN DE VARIM” GİBİ SİYASİ KAMPANYALARA İMZA ATMIŞ, hala konuşulan etkileriyle bu kampanyalar  akıllara kazınmıştı.

Peki, Latif Özkan neden partideki görevlerinden ayrıldı?

Halbuki metal yorgunluğu da yoktu!

Tam da performansının zirvesinde iken, siyaset sahnesinden ayrılmış olması belki de kişisel yorgunluktan kaynaklanıyordu!

Latif Özkan ile Hem AKP’yi, hem de İzmir siyasetini konuştuk… Tabii, son yazdığı “19,23 gram Demokrasi” kitabını da…

Latif Özkan’ın Urla’da başlayan siyasi  kariyeri bitti mi?  Aslında bizim en çok merak ettiğimiz soru buydu… Sorduk… İlginç cevabı şöyle:

“AK Parti’de siyasi kariyer yapmak diye bir şey yok. Çünkü bu partide, kariyerin durdurulması veya durması diye bir şey yok. Bu parti bunca yıldır iktidarda. Bir makine gibi düşünün bu partiyi. Parçaları değiştiriyorsunuz, makine çalışmaya ilk gün performansı ile devam ediyor. Ben böyle bakıyorum. Bu partide en çok ayıp karşılanan şey, kişisel çıkarlar veya siyaseti basamak olarak kullanmak arzusu.  Benim durumum da öyle.  Şimdi ben aktif siyaset yapmıyorum diye görevde değilim anlamı çıkartmadım hiç. Bu partinin Türkiye için var olması gerektiğine inandığım için, hala görevdeyim. Nasıl görevdeyim? İlçe başkanı değilim, il başkanı değilim, milletvekili değilim. Ama en az onlar kadar çalışıyorum.  Ne yapıyorum? AK Parti politikalarını anlatıyorum. Geçmişte yaşananları anlatıyorum, kitaplar yazıyorum”

Özkan’ın son yazdığı kitap “19,23 Gram Demokrasi”

Sırası gelmişken kitabın isminden başlayıp sorular yöneltiyoruz…   “19,23 Gram derken demokrasinin azlığından mı dem vuruyorsunuz?”

İşte Özkan’ın cevabı:

“Demokrasinin hep azı vardır. Çoğu olduğu zamanda azdır. Demokrasi toplumlarla birlikte gelişen, büyüyen, yenilenen bir kavramdır.  Hiç bir zaman tamam artık bu kadar demokrasi yeter denmez, denemez.  Bu kitapta anlatmaya çalıştığım şey o… AK Parti, Türkiye’deki demokrasiyi çok geliştirdi. Şu anda bir çoğumuz farkında değiliz bunun ama, sonradan anlaşılacak.  Demokrasi sadece, konuşmak, bağırmak, yürümek değil ki… Demokrasi gelişmek demek aynı zamanda. Toplumun bütünleştirilmesi demek. Hak ve adalet demek.  Toplumun sosyal hayatının gelişmesi demek. Huzur demek. Bir başka açından baktığınız zaman  şu gerçeği görmelisiniz, demokrasi herkesin istediği her şeyi yapabilme, söyleyebilme özgürlüğü demek değildir.  Özgürlüklerin belli çerçevelerde kullanılmasıdır”

Peki Cumnuriyetin kurulduğu tarih ortasına virgül konarak ve gram olarak nitelendirilerek neden bir kitap ismi yapıldı? İşte bunu soruyoruz Latif Özkan’a…

Cevap bizi alıp Tek Partili siyasi hayata götürüyor. Ve Özkan bakın neler diyor:

“Cumhuriyet kurulduğu an, demokrasinin en iyisi  bizde oldu diyemeyiz. Demokrasi az önce de söylediğim gibi, geliştirilmeye muhtaçtır. Mesela Tek Partili Siyasi Dönem’e bakınca size çok demokratik geliyor mu? Bazı gerçekleri görmek gerekir. Daha 15 yıl önce, insanlarımızın hastane kapılarında külahla ilaç almak için beklediklerini  unutmamalı.  Demokrasinin temel hücresi eşitliktir. Dünyanın en kıymetli olgusu sağlıksa, bu hizmeti vatandaş alamıyorsa, hastanelerde sürünüyorsa, eline külahla ilaçlar veriliyorsa, en büyük adaletsizlik budur.  Bu gibi onlarca örnek var. Tek partili siyasi dönemi yaşamış olanların, anılarına bakın. Vergisini ödeyemeyenler bu ülkede toplama kamplarına gönderildi. İşte kitabım hatırlatmalar yapan bir kitap”

Peki Atatürk döneminde de demokrasi yok muydu? diye soruyoruz bu sözlerin ardından… Özkan da sorumuza soruyla yanıt veriyor: “Nasıl olsun ki?” diyor ve bakın nasıl devam ediyor:

“Nasıl olsun, yepyeni bir ülke kurulmuş, her şey birbirine girmiş.  Elde yok, avuçta yok. Atatürk’e sözümüz de yok ama. Atatürk karşıtı filan da değilim. Saygı duymuyor da değilim. Ama şahsen ben kimsenin kült yapılmasını doğru bulmuyorum.  Atatürk’e gerekli saygıyı gösteriyoruz ama, bu onun her yaptığının doğru olduğunu göstermez. Mesela ben devrimlerin çok erken, çok çabuk yapıldığını düşünüyorum. Hızlı geçişlerin aksiliklerini yaşadığımızı düşünüyorum”

Kitabı bir tarafa bırakıyoruz… Peki AKP’de kan değişimi veya metal yorgunluğu söylemleriyle bazı belediye başkanlarının görevlerini bırakmaya zorlanmaları demokratik mi? diyoruz Özkan’a…

İşte cevabı:

“Bu parti içi tasbarruf… Demokrasinin ilk elden işletilmesi…  Halkın memnun olmadığı belediye başkanlarının, yorulduğu gibi bir  argüman ile kibarca  görevlerini bırakmalarının istenmesi. Kamuoyu önemli. Halk  artık  gitsin diyorsa, çözümü ve yapılması gereken halkın arzusunu yerine getirmektir.  Yok yanlış ise; istifa etmesinler.  Onları zorlayan yok. Ama bu defa halkın neden rahatsız olduğu araştırılacak,  memnuniyetsizliğin derinine inilecek!  Ben buna gayri demokratik değil, ilk elden demokrasi diyorum. Demokrasi bir anlamda halk adına kesin çözümler getirmektir”

Latif Özkan’ın yeni dönemde görev alacağı söyleniyor!

Bunu dillendiriyoruz ama o “Benim haberim yok” diyor!

Gülüşüyoruz. O bu sorunun cevabını geniş veriyor:

“Dedim az önce biz zaten görevdeyiz. Partimizin genel başkanı, yöneticileri bir başka türlü görev verirlerse, onu da hakkıyla yapmaya hazırız.  Ama şu ana kadar bir görev çağrısı almış değilim.  Makam beklentileri bizim partinin ilkesinde yok. Bir gün çağırırlar görev verirler, yaparız”

Konuyu biraz daha açıyoruz; “İzmir İl Başkanlığında isminiz geçiyor… ” diyoruz.

“Ben duymadım” diyor Özkan… Ve şöyle devam ediyor:

“Burada kimin il başkanı olacağı filan değil.  Değişen siyasi konjonktör… İzmir artık CHP için  kale olmaktan çıktı. Saçma sapan politikaları artık İzmir’in düşüncesini değiştirdi. Yerel hizmetler dökülüyor. Halk mutlu değil. Torpil, haksızlık, yolsuzluk aldı başını gidiyor.  Çok geniş söylemlere gerek yok. İzmir’de dengeler değişti, değişmeye devam ediyor. AK Parti gelecek dönemde İzmir’i ve ilçelerini alabilir.Buna kesin gözüyle bakıyorum. Bunu tecrübelerim ile söylüyorum, Konak İlçede yaşadım.  Oylarımızı kayda değer şekilde artırmayı başardık.  Hangi arkadaşımız gelirse gelsin, gönülden çalışacaktır, isimler önemli değil. İzmir için ne gerekiyorsa yapacağız. Başa dönersek, ben hala görevdeyim”

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER