SON DAKİKA

Egeekspress

CHP İZMİR’DE KAZANMAK ZORUNDA

Bu haber 15 Ocak 2018 - 8:54 'de eklendi ve kez görüntülendi.
CHP İZMİR’DE KAZANMAK ZORUNDA

CHP İzmir İl Kongresi 7 Ocak 2018 tarihinde yapıldı.  Kongreye giden süreç oldukça sancılıydı. Bu sancı,  “Birlik ve beraberlik” mesajlarına rağmen, kongre sonrasında da artarak devam ediyor. CHP İzmir örgütü kongre sürecinden ve kongrenin getirdiği sonuçlardan rahatsız.

Kongreye,  damgasını vurmak ve gücünü yitirmemek için çaba gösteren Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, istediğini “zorla” da olsa almış görünürken, bu durum büyük bir kaosun ortaya çıkmasına neden oldu.

Aslına bakarsanız bu kaos, geçtiğimiz yerel seçimlere giden süreçte ve  yerel seçimlerden bu güne kadar  devam edegelen bir durumdu.  CHP’nin kalesinde 8 belediyenin kaybedilmesi, dayatma belediye başkan adaylarının başarısızlıkları ve skandalları konusunda Aziz Kocaoğlu örgüt tarafından hep sorumlu tutuldu.

Doğrusunu isterseniz, yerel seçimlere giden bu süreçte CHP örgütü ve CHP’ye gönül vermiş İzmirliler Aziz Kocaoğlu ismini bile duymak istemiyorlardı.  Aziz Bey’in kendiliğinden çekilip CHP’yi rahat bırakması gibi bir beklenti söz konusuydu. Ancak bu olmadı.

Peki 7 Ocak’ta yapılan ve Aziz Kocaoğlu’nun delege avı ile ağırlığını koyduğu kongre  ve o güne kadar ki  ilçe kongreleri süreci, CHP adına ne gibi gelişmelere neden olabilir,  CHP’nin yerel seçimlerde başarısını olumsuz etkiler mi?

 

İşte geçtiğimiz yerel seçimlere giden süreçten beri, Aziz Kocaoğlu ve ekibinin, örgüt siyasetine müdahil olmamaları için kuvvetli bir duruş sergileyen ve bu konudaki fikirlerini açıkça dile getirerek örgütle bütünleşen  bu uğurda bir çok bedel ödeyen, eleştirilere maruz kalan ama yine de duruşunu bozmayan Bayraklı Belediye Başkanı  Hasan Karabağ ile kongre sonrası CHP’de neler olacağını, neler olabileceğini konuştuk!

Hasan Karabağ, örgütte karşılığı olan bir belediye başkanı.  Örgütün ilçe ve il seçimlerinde etkili olması gerektiğini savuna geldiği uzun yıllar içinde, delege sisteminin  bu partiye zarar verdiğini ve örgütü küstürdüğünü, çözülmelere neden olduğunu söyleyen  bir siyasetçi. Özellikle de Aziz Kocaoğlu ve ekibinin dayatmacılığını eleştiren ve  bu durumun partiye büyük zararlar verdiğini ortaya koyan neredeyse tek CHPLi.  Ve Karabağ her fırsatta İl başkan adaylarının  özgür bir seçimle işbaşına gelmiş, özgür bırakılmış ilçe başkanları tarafından belirlenmesi gerektiğini ısrarla savunan bir siyasetçi.

 

Karabağ, CHP’nin geleneksel olarak demokrasiye bağlı bir parti olduğunu  her fırsatta dile getirirken “bu günün konusunun İzmir’de nasıl başarı sağlanacağı konusu olmalıdır” diyor.

 

Geleneksel demokrasi algısının öyle veya böyle bozulmaya çalışılmasının bilinçli bir girişim olduğunu söyleyen Karabağ, “Şu veya bu kişi veya kişiler diye bir söylemin şimdi CHP misyonuna zarar vereceği görüşündeyim. Her ne olmuşsa, her ne oluyorsa,  bizim, yani gerçek CHPlilerin partinin başarısını sağlamak için formüller üretmek zorundayız.” diyor.

 

Karabağ’a göre, önümüzdeki yerel seçimler çok önemli.  İYİ Parti faktörünün, CHP’nin başarısını gölgeleyebileceği konusuna dikkat çekiyor. “Bu bağlamda örgütü canlı ve kuvvetli tutmak zorundasınız.  Ne yazık ki  ilçe kongreleri ve akabinde il kongresi, örgütü yıldırmış, küskünlükleri artırmış, CHP gelenekleri ile ters düşmüştür. Belediye başkanlarının bu süreçlere müdahil olmasının yanlışlığını hep dile getirdim, fikrim hiç değişmedi. İlçe Başkanlarını belediye başkanları dizayn edip, belirlerse, örgütün kıymeti kalmaz. Kısacası örgütün işini, örgüte bırakacaksınız.  Geleneksel  demokrasi anlayışımız, il başkan adaylarının özgür bırakılmış ilçe başkanları tarafından özgürce seçilmesini işaret ediyor. Bunu yapmadığınız veya engellediğiniz zaman partiye zarar verirsiniz. “ diyor ve şöyle ekliyor:

 

“Aziz Başkanımız, her şeyin Büyükşehir Belediyesi tarafından dizayn edileceğini söyledi ve öyle de yaptı.   CHP Gelenekleri bizim hareketlerimizi tavırlarımızı belirleyen en önemli referanslardır. Bu referansları görmezlikten gelirsek, partiye zarar veririz. Aziz Bey’in böyle bir zararı partimize isteyerek ve bilerek vermek isteyeceğine ihtimal vermiyorum. Örgütü tanımıyor ve geleneklerini bilmiyor. Bizim partililerin isteklerini ve beklentilerini bilmiyor. Olsa olsa, bize göre hatalı davranışları bundan kaynaklanıyor. CHP örgütü devre dışı bırakılmayı asla hazmedemez”

 

 

SİYASET BASKI DEĞİL GÖNÜLE GİRME İŞİDİR.

NE BELEDİYE BAŞKANLIĞI NE MİLLETVEKİLLİĞİ MESLEK DEĞİLDİR!

 

Hasan Karabağ, belediye başkanlıklarının ve milletvekilliklerinin birer meslek olmadığının bilinmesi gerektiğini söylüyor ve koltuk arzularının Türkiye’nin bu durumunda törpülenmesi gerektiğini savunuyor.

Karabağ, “Ortalık yanıyor. Yarın bir gün, AKP çıkacak (Belediye başkanlarını biz atayacağız) diyecek. Buna mani olacak bir kuvvet olmaz ise, Türkiye’de her şey bitti demektir. Yani kimsenin, belediye başkanlığı, milletvekilli gibi bir arzusu bu partiye kuvvet vermez. Belediye başkanı olayım, milletvekili olayım diye gösterilen çabaların partiye zarar vereceğini görmek lazım.  Benim bu beklentiler içerisinde olan arkadaşlara söyleyecek tek sözüm var o da şu, eğer gerçekten CHPli iseniz, bu hesapları yapmaz, bu hesaplarla hareket etmezsiniz” diyor.

 

HER ŞEYİMİ FEDA EDERİM

Karabağ, CHP iktidarı için ve Türkiye’nin yeniden parlamenter sisteme geçmesi için her şeyi feda edebileceğini dile getiriyor ve şunları söylüyor:

“Ne belediye başkanlığı, ne milletvekilliği gözümde değil. Ben Türkiye’nin geleceği için kaygılıyım. Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğidir beni ilgilendiren. Ve dolayısıyla gerçek CHPlilerin de aynı benim gibi düşündüklerini biliyorum. Hal bu iken, kongreleri dizayn etmek, delegeleri tavlayarak örgütü tesis etmek arzusu, nasıl bu partiye yayar sağlayabilir? Ortada açık ve net yapılmış hatalar var ve bu hatalardan dönmek için zaman da var”

 İYİ PARTİ FAKTÖRÜ ÖNEMLİ

 Hasan Karabağ, bütün endişelerini  ortaya koyarken, İYİ Parti faktörüne de değiniyor.  O’na göre, İYİ Parti faktörü yabana atılacak bir unsur değil. İşte şöyle konuşuyor:

“Yeni kurulan İYİ Parti, seçimlere girer, iyi de bir aday çıkarırsa, İzmir’de dengeleri çok etkiler. Yani bu bir risk. Kim için risk? Özellikle CHP için risk. Buna bir de AKP’nin çok iyi bir adayla çıktığını düşünün.  İzmirliler’in umudunu kırmamak gerekiyor. İzmirlileri CHP’den soğutmamak gerekiyor.  İzmirliler’i iyi dinlemek ve anlamak gerekiyor. Bizim yani CHP’nin İzmir’i kaybetmek veya İzmir’de ağır bir yenilgi almak gibi bir lüksümüz yok!

CHP’ye gönül vermiş yüz binlerce insan tepkili. Yaşanan kongre süreçlerinden şaşırmış durumdalar.  En azından  bu ortamda kuvvetli bir değişim olacağı umudu taşıyorlardı. Örgütün ön plana çıkmasını bekliyorlardı. Değişim istiyorlardı kısaca ve bu haklarıydı”

KAYIPLAR BİZE MESAJ VERİYOR

Geçtiğimiz  yerel seçimlerde 8 ilçenin kaybedilmesinin CHP örgütüne çok açık mesajlar verdiğini de sözlerine ekleyen Karabağ,  “Bu mesajı iyi okuduk mu, iyi anladık mı, iyi çözdük mü? Bu soru çok önemli. Önümüzdeki yerel seçimlerde aynı hatalara düşmemek için elimizden gelini yaptık mı, yapacak mıyız? Örgütümüz yerel seçimlere tam güçle hazır mı? İşte şimdi bunlara bakmalıyız. Yapılan hatalardan dönmek, CHP örgütünü toparlamak için az da olsa zamanımız var.  Doğrusunu isterseniz, son derece seviyeli bir şekilde anlatmaya çalıştığım durumun özeti, bu partiye zarar verecek ayrışmaların ortadan kaldırılması arzusudur.  Birilerinin örgütü onarması gerekiyor. Birilerinin bazı şeylerden vazgeçmesi, gerekiyor. Birilerinin partinin kendilerinden ve kendi arzularından önemli olduğunu anlaması gerekiyor. SİYASET GÖNÜLE GİRME İŞİDİR. İzmir’in gönlünü kazanmamız gerekiyor. ”  diyerek gerçek bir birlik ve gerçek bir beraberlik çağrısı yapıyor.

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER