SON DAKİKA

Egeekspress

İPOTEK AŞAMASINDAYIZ!

Bu haber 19 Mart 2018 - 8:01 'de eklendi ve kez görüntülendi.
İPOTEK AŞAMASINDAYIZ!

 

 

İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin geçtiğimiz kongresinde, bir konuşma yapmıştım. Bu konuşmada Misket Dikmen’in aday olmaması gerektiğini savunmuştum.  Büyük zorluklarla kurduğumuz gazetemiz 9 Eylül’ün yüz adet bile satmadığını, bunun cemiyetimizi batıracak duruma getireceğini üzerine basarak belirtmiştim.

Kızmışlardı… Onlara göre gazetemiz binlerce satıyordu…

Çok güzel gazete yapıyorlardı…

Başarılıydılar!

Misket Dikmen’in, davudi sesli bir arkadaşı çıkıp sözüm ona bizim iddialarımıza cevap vermişti… “Biz ne canlı yayınlar yaptık” gibi absürt konuşmasıyla komik olduğunun farkında bile değildi.

…………..

Gazetecilik başka bir şey!

Bunu anlatmaya çalışmıştım. Ama baktım ki; hepsi benden çok gazeteci olmuşlardı…

Oysa, spikerlik başka bir şey…

TRT’de ses teknisyeni olmak başka bir şey…

Yapımcılık başka bir şey…

Yönetmenlik başka bir şey, gazetecilik bambaşka bir şey…

Bunu bir türlü kabul etmiyorlardı… Oysa biz, televizyon haberciliğini biliriz de; yapımcılıktan, spikerlikten, yönetmenlikten, diziden, kurgudan, seslendirmeden, hiç anlamayız… Haberi biliriz. Sayfayı biliriz, başlığı biliriz! Haberin nasıl takip edileceğinden anlarız…

Bunda gocunacak ne var?

TRT’de çok değerli arkadaşlarımız var! El birliği ile ne eserler ortaya koyabiliriz ama, organize yok, kavga var! Cemiyetin üyeleriyle kavgalı bir yönetim olur mu?

…………….

Efendim; bizim Cemiyet Yönetiminin çıkardığı gazete, sadece Basın İlan Kurumu’nun ilanlarına bel bağlayınca, matbaa borçlarını ödeyemedi… Yarım milyon liraya yakın borç için gidip, bankada avuç içi kadar kalan paramızı ipotek ettirdiler.

Peki; bunu nasıl yaptılar? İki imzayla… Yapılabilir mi? Elbette, iki imza yeterlidir. Ama bir şey daha gerekli…

YÖNETİM KURULU KARARI!

Ve o yönetim kurulu kararının olmadığını öğrendim…

“Eyvah!!!” dedirtecek bir durum söz konusu şimdi…

Yahu ne yapıyorsunuz siz?

Babanızın şirketi mi burası? Kafanıza göre iş yapabilir misiniz?

Bunlar yapmışlar… Sanıyorum bunun bir suç teşkil ettiğinden bile habersizler…

İşte cemiyetimizde karşı çıktığımız yönetim anlayışı buydu… “Ben yaptım oldu” olmuyor! Kafasına göre takılan bir yönetim istemiyoruz…

………………

Şimdi; elimizde bir gazete var!

Bu gazetenin bölgenin en güçlü yayın organı olması gerekir… Neden?

Çünkü sahibi gazeteciler! Bu gazeteden halkın beklentileri çok!

Doğru ve tarafsız, gazetecilik kabiliyeti ile hazırlanmış haberlerle bu gazeteyi uçurmak gerek. Ama bakıyorum ki; çalışanlar onun yakını, bunun yakını… Burası üyelerin sürekli istihdam edileceği bir yer olmamalı. Her gazeteciye belli periyotlarda çalışma imkanı sağlanmalı. Bu gazetenin profesyonel bir yayın kurulu olması gerekir. Tecrübeli, işi iyi bilen gazetecilerden oluşmalı bu kurul…

Bunu bu güne kadar yapmadılar… Daha mesleğe yeni başlamış torpillileri haber müdürü, yazı işleri müdürü yaptılar… Maaşlar tıkır tıkır ödendi ama, maaşların karşılığı alınamadı…

Yüz tane bile satamayan gazetede, elbette işlemeyen, yapılmayan bir şeyler, hatalar vardır…

Bu hataların en büyüğü  bilenleri dinlememiş olmaları…

“Biz üç bin beş bin gazete satıyoruz” diyen Murat Atilla arkadaşım acaba gazetenin batık durumunu nasıl açıklayacak, çok merak ediyorum.

Evet…

Gazetenin borcu boyunu aşmış, cemiyet Başkanı Misket Dikmen ve Murat Atilla arkadaşlar gidip kafalarına göre ipotekler koydurmuşlar. Bu durum sanıyorum ki; Cumhuriyet Savcılarının bakacağı bir iş! Ve bir gerçek daha… “Başarılıyız” diye ısrar ediyorlar… Yapmayın… Dost acı söyler. Başarısız bile değilsiniz… Başarısızlık sıfır noktası olsun, siz altında kaldınız.

 

MİSKET DİKMEN’E NOT:

 

Sevgili Misket arkadaş;

Gazetecilik zor bir iştir!

Habercilik çok zor bir iştir… Bir gazeteyi ayakta tutabilmek, çok meşakkatli bir uğraştır…

Gazetecilerin haklarını korumak, koruyabilmek için önce onların sıkıntılarını iyi anlamak ve yaşamak gerekir! Cemiyet Başkanlığı yapmak işte bu yüzden zordur!

Cemiyet Başkanı olmak; makam aracına binip istediğin yere gidip gelmek, arada bir birkaç beyanat vermek değildir! Havalı bir makamdır ama; bu makamda şarkı söylemek için körük gibi ciğer gerekir…

Kısacası olmadı be Misket!

Tam dediğim gibi, cemiyetimizi çok zor durumlara soktunuz… Yönetim kurulundaki arkadaşlarımızı da tabii… Bizim TRTci veya yazılı basın gibi bir ayrıştırmamız yok. Bunu yaratan sizlersiniz. Erol Akıncılar ile birlikte başlattınız bu kavgayı…

Sana ve çevrendeki arkadaşlarına tavsiyem şu:

Bir daha aday olarak ortaya çıkmayın…  Huzurlu, bilinçli bir kongre yapalım… Bu cemiyeti ayağa kaldıracağına  inandığımız, kimseyle kavga etmeyecek, herkesi bir arada toparlayabilecek bir yönetim oluşturalım. Herkesin bu yönetime destek vermesini sağlayalım. Gazetemizi kapış kapış insanların alacağı hale getirelim. Para kazanmasını sağlayalım. Daha çok arkadaşın istihdam edilmesinin önünü açalım. Yoksa; gidip üyelerin tatil yaptığı ne lojmanımız kalacak, ne gazete kalacak… Ne balolar yapılabilecek, ne üyelere yardımlar olabilecek!

Bak ipoteklere başladınız…

Bu gidiş hayra alamet değil…

Bırakın cemiyetimizin yakasını lütfen! Bence yeter!

 

GAZETİCİ ARKADAŞLARIMA:

Bu yönetimin gitmesi gerekiyor. Bu dernek siyasi bir dernek değil. Yönetim, her görüşten meslektaşlarımıza aynı saygıyı göstermek zorunda. Her üye aynı haklara sahiptir. Herkes bu dernekte fikrini özgürce söyleyebilmelidir.

Derneğimiz maddi sıkıntılar içerisinde ve bunun ana nedeni, düzensiz harcamalar. Gazetemiz büyük zararda.

Kavgaları, kırgınlıkrları bir tarafa bırakmamız ve derneğimizi çıkmazdan kurtarmamız gerekiyor. Misket Dikmen yönetiminin başarı sağlayamadığı ortada. Geçtiğimiz yıllarda istifalarla sarsılmışlardı, şimdi borçlarla sendeliyorlar.

“Yapamadık gidelim” demeyi de bilmiyorlar, istemiyorlar.

Tayfur Göçmenoğlu bir liste çıkardı. Sevgili Tayfur Ağabeyimiz Misket’in ekibindeydi. Bu dezavantajı… Yönetiminin mükemmel olduğunu söylemek de olanaksız. Ama, bu ekibi bir yeni başlangıç için seçmek dorumunda olduğumuzu düşünüyorum.

En azından ılımlı, tenkitleri dinleyen, bir yönetime ihtiyacımız var!

Durmadan üyeleri mahkemelere veren, ceberrut bir yönetimden kurtulmak ilk işimiz olmalı diye düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER