SON DAKİKA

Egeekspress

ŞİMDİLİK DURDU… AMA…

Bu haber 03 Eylül 2018 - 13:36 'de eklendi ve kez görüntülendi.
ŞİMDİLİK DURDU… AMA…

Bornova Kazım Dirik Mahallesi’nde  Folkart’a kıyak yapılarak Kentsel Çalışma Alanı’ndan “Ticaret Konut Alanı” na çevrilen 513 bin 422 metrekarelik alan için İzmir Bölge İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Haber 9 Eylül Gazetesi’nin…

Geçtiğimiz yıllarda  konuyu enine boyuna yazmış, bunun göz göre göre  Büyükşehir’in Folkart’a bir kıyağı olduğunu duyurmuştuk.  Meslek Odalarının bu “feci” girişime itirazları vardı ama, onları kim dinlerdi? Büyükşehir Belediye Meclisi kulaklarını tıkayıp, itirazları reddetmişti. Zaten gözleri ve bilinçleri çoktan bu konuya kapanmıştı…

Mimarlar Odası dava açtı…

Bilirkişiler Büyükşehir Belediyesi’nin bu facia değişikliğini incelediler, rapor yazdılar. Uygulamada kamu yararı yoktu, Folkart yararı vardı…  Mimarlar Odası, İzmir Şubesi yetkilileri ise parçacıl plan değişikliklerinin kamu yararını yok sayarak büyük projelerin önünü açma amacını taşıdığını belirterek “ kentsel çalışma alanı olarak ayrılan bölgelere, halkın kullanımını ve yararını esas alan kamuya açık projelerin yapılması gerektiğine” dikkat çekiyordu…

700 konut ve 42 ticari birim yapmak üzere Folkart çoktan faaliyete geçmişti bile… İnşaatlar başlamıştı. Ancak İzmir 1. Bölge Mahkemesi, 9 Eylül Gazetesi’nin haberine göre, bu konuda yürütmeyi durdurma kararı verdi…

Karar şöyle:

“İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 12.08.2016 tarih ve 05.835 sayılı kararıyla kabul edilerek daha sonra onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin alt ölçekli imar planlarının 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarının noktasal bir imar planı değişikliği özelliği taşıdığı, plan değişikliği ile oluşacak 513 bin 442 m2’lik yapı inşaat alanının yüzde 94 oranında konut olarak kullanımının hedeflenmekte olduğu belirlenmiştir.

Alanda yaşayacak nüfusun gereksinimi olan sosyal ve kültürel tesis alanları ile teknik altyapı alanlarının ayrılmadığı, imar planı değişikliğinin kamu yararı içermediği, bölgeye ilişkin yapılan parçacıl bir planlama kararı olduğu saptanarak, bölgenin konut ve ticaret alanı olarak belirlenmesinin bölgedeki nüfus ve ulaşım yoğunluğunu artıracağı öngörülmüştür.

Plan değişikliğinde ulaşım çözümlemelerine ilişkin herhangi bir düzenleme ve değerlendirme çalışmasının bulunmadığı görülmektedir.

Dava konusu alanda, bütüncül plan revizyonu yerine parçacıl plan değilşikiliği yapılmasının, imar mevzuatı planlama esasları ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı, alanda plan değişikliği öncesinde hiçbir konut alanı plan kararının bulunmaması nedeniyle planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, plan tekniklerine ve imar mevzuatına uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varmıştır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemlerin iptaline, İzmir Bölge İdaresi Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.”

Mahkeme kararına bakarsanız, Folkart’ın yapmaya çalıştığı 700 konut, bilmem ne kadar ticaret birimi işi,  her şeye ters!

Peki bunca uygunsuzluk varken, tersler nasıl düz edilmiş olabilir?

Elbette İzmir’in CHP rozeti taşıyan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sayesinde…

Oysa bir belediye başkanının, belediye meclisine seçilmiş üyelerin kamu yararını gözetmesi gerekmiyor muydu? İşleri bu değil miydi?

Elbette buydu…

Ama merak buyurmayın ve heveslenmeyin.

Bu projeyi yapacaklar… Altından girip üstünden çıkacaklar, bu projeyi yapacaklar… Bakın İstinye Park’a tıkır tıkır yapıldı… Kimsenin “dur” demediği, diyemediği bir sistem var!

Bu işe karşı çıkanlar aman dikkatli olsunlar…

Yarın bir gün, Folkart’ın sahibi  Mesut Sancak bir takım işadamlarını toplayıp “Bana şantaj yaptılar”  diye onlara dava açabilir.  Örneği var…

Biz Çeşme’de beyefendinin otel ruhsatı ile  rezidans yaptığını, aleni olarak satışa çıktığını yazdık. Hiç tanımadığımız, hayatta bir kere bile karşı karşıya gelmediğimiz Mesut Sancak, yine hiç tanımadığımız, hiç karşı karşıya gelmediğimiz adamları şikayetçi ve şahit yapıp, tanıdıkları sayesinde bize  “Şantaj” davası açtırmayı bile becerdi. Tek kusuru, mahkemede delil ortaya koyamaması ama, ne önemi var?  Bir sözü ile savcı bizim ifadelerimizi bile almadan davayı açıverdi…  Davada yayın yasağı olduğu için skandalı yazamıyoruz.  Adaletin gerçeği bulup çıkarması için veya gerçeği görebilmesi için çabalıyoruz!

Yani; demem o ki…

Doğru hukuk insanları da var ki; Allah onlara sabır, kuvvet versin… Yollarını açık etsin… Allah kimseyi, hele hele adalet dağıtması gerekenleri yanlış yola sevk etmesin!

Ama kanaatim, bu iş neticede yapılır!

Umudumuz ise, hakimlerin şu gariban milletin haklarını koruması…

 

 

 

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER