SON DAKİKA

Egeekspress

YOK EDİLEN İZMİR FUARI

Bu haber 07 Eylül 2018 - 7:38 'de eklendi ve kez görüntülendi.
YOK EDİLEN İZMİR FUARI

YOK EDİLEN İZMİR FUARI….

Şimdiki çocuklar, gençler hatırlamazlar… 20 Ağustos-20 Eylül arasında faaliyet gösteren İzmir Fuarı, inanılmaz ilgi çeken bir yerdi…

Dünyanın dört bir yanından gelen ülkeler, pavyonlar açar, hem kültürel zenginliklerini, hem de sanayi ürünlerini sergilerlerdi…

Yabancı pavyonlar hafızam beni yanıltmıyorsa 15 gün açık kalır, yerli pavyonlar ise 30 gün boyunca açık dururdu… Milyonlarca, milyonlarca kişinin gezdiği İzmir Fuarı, hazırlık döneminde de şehre ekonomik bir hareketlilik kazandırır, esnafın, otellerin, yüzü gülerdi…

Neler yoktu ki Fuarda?

Minik stantlarda satılan, oyuncaktan, incik boncuğa, hatıra eşyadan, gıda maddelerine kadar, ne ararsan vardı. Ucuz fiyata… Büfeler, restoranlar, gazinolar, lunapark…  Diskotekler, birahaneler, gece kulüpleri… Fuara giren nereye koşturacağını bilemezdi…

Dünyanın en lüks araçları, en yeni teknolojileri pavyonlarda sergilenirdi.  İşadamları, sanayiciler, yeni yatırım peşinde koşturanlar için İzmir Fuarı bir fikir ansiklopedisi gibiydi…  Ticari anlaşmalar yapılır, hepsinden önemlisi, insanların ufku açılırdı. Dünya ayağına gelmiş gibi…

Fuarın içindeki hayvanat bahçesi, her ne kadar hayvanların hapsedilmesine karşı isek de, çocukların onları tanıması bakımından önemliydi. Oranın en tanınmış hayvanı fil, Pak Bahadır’dı… Yıllarca tek başına küçücük bir alanda yaşamıştı… Sonra bir eş geldi ama, Bahadır arkadaşlığın keyfini çıkaramadı, ölüp gitti. Kartallar, akbabalar, aslanlar, kaplanlar, yılanlar, ne ararsanız vardı…

Lunapark gürültüsüne rağmen, özellikle taşradan gelenler için renkli bir dünyaydı… Çarpışan otomobiller, yarış arabaları, uçaklar, hoplatan, zıplatan oyuncaklar, merkez kaç kuvvetine meydan okuyan oyuncaklar hayli ilginçti.  Bizim çocukluğumuzda lunapark da fuar açılmadan kurulur, fuar kapandığında toplanırdı. Oyuncaklar İtalya’dan gelir, onlar tarafından işletilirdi. Sonraları Türk yapımı oyuncaklar devreye girince, 12 ay boyunca hizmet vermeye başlamıştı. Ama kalitesinin düştüğünü söylemek mümkün.

Bir dönem, çok büyük sirkler gelirdi fuara… Her çocuğun ille de görmek istediği bu sirklerde neler yoktu ki… Aslan terbiyecileri, trapezciler, palyaçolar, cambazlar… Sonra sonra büyük sirkler tarihe karıştı. Köhne Rus sirklerine kaldı meydan… Ve nihayetinde yok oldular. Eskiden sirk önemli ve paralı bir sektördü.  Genellikle İtalya’dan kocaman kocaman tırlarla gelirler, dev gibi bir çadır kurarlardı… Çalışanların yaşam alanı da sirk bölgesiydi.

Efendim bir gazino ve eğlence kültürü cardı ki, sormayın. Türkiye’nin en ünlü sanatçıları gazinolarla bir aylığın9a anlaşır, kıyasıya bir mücadele başlardı… Gazino assolisti diye bir kavram vardı ki; bunlar Türk Sanat Müziği Sanatçılarıydılar… Alt kadro ise, sanatçının önemine göre şekillenirdi.   En önce uvertürler sahneye çıkardı. Sanatçıların sahne alıp, alkışlarla indiğinde arada mutlaka komedyenler ya da gazino sunucuları olurdu.

Sunucular “Sayın seyirciler muhterem misafirler” diye başlarlar, sanatçıyı takdim ederlerdi…

Merhum Zeki Müren Basmane girişinde bulunan Monolya Aile Bahçesi’ne gelirdi hep… Bülent Ersoy, Lunapark Gazinosunun assolistiydi. Emel Sayın, Ahmet Özhan, Muazzez Abacı, Barış Manço, Cem Karaca, Ferdi Tayfur, Nükhet Duru, Sibel Egemen, Öztürk Serengil, Tolgahan dans grubu, Nejat Uygur, fuarın müdavimleriydi… Gazino sayısı çok fazlaydı. Akasyalar, Ekici Över, Ada Gazinosu, Lunapark Gazinosu, Çamlık Senar… Mogambo ve Kübana vardı gece kulübü… Dağ Disco vardı… Yani fuar aynı zamanda kocaman bir eğlence alanıydı… Bir çok sanatçı Fuar’da sahneye çıktıktan sonra meşhur olurdu.

Fuar açılmadan gazinolar gazetelere tam sayfa ilanlar vererek kadrolarını açıklardı. Gazinolar arasında amansız bir mücadele sürerdi. Gazeteler fuar süresince sanatçı haberleriyle dolar taşardı. Sanatçıların kaldığı oteller şenlenirdi.

Çay bahçeleri vardı. Yorulanlar oturur, erkekler nargilelerini fokurdatırlardı… Fuar balonları çocukların olmazsa olmazıydı. Birkaç renkli uçan balon fuarın çocuklar için adeta bir simgesiydi.  Çoğu  zaman gökyüzünde ellerinden kaçırdıkları balonlar görülürdü…

 

Fuarın muhtelif yerlerinde sürekli akan musluklar vardı. Yorulup susayanlar bu musluklara ağızlarını dayayıp su içerlerdi.  Fıskiyeye benzerdi bu musluklar…

THK’nın paraşüt kulesinden gençler atlarlardı… Seyirci en bol yerdi orası… Çevresinde de yine büyüklü küçüklü gazinolar, restoranlar vardı.

Golf oynamak isteyenlere mini golf sahası hizmet ederdi. Eminim ki, Türk halkı ilk kez golf oyununu İzmir Fuarında görmüştür.

Halit Karabilgin’in bir Palmiyeler adlı restoranı vardı ki; fuar zamanları açılırdı. Siyaseti simaların sıklıkla geldiği bu ünlü restoran, sonraları 12 ay açılmaya başlandı ve eski önemini yitirdi.

İzmir Arkeoloji müzesinin de fuar içinde olduğunu belki bir çoğunuz hatırlamazsınız. Havuzlar, ışıklar, müzik…

İzmir Fuarı, şehrin en yeşil alanıdır… Devasa ağaçlar, inanılmaz çeşitlilikte bitkiler, parklar, çocuk bahçeleri şaşırtıcı derecede güzeldi… Bu arada fuar alanı, İzmir’in ilk ve tek alttan elektrik tesisatı olan bölgesiydi. Hiçbir zaman fuarın içinde dolaşanlar yukarıdan geçen elektrik teli göremezlerdi.

Tabii bu arada fuarın içinde işleyen ve ziyaretçilere tüm fuarı çepeçevre dolaştırarak gezdiren mini trenden de bahsetmeden olmaz. Bu tren buharlıydı. Vagonları da küçük ve dardı. Özellikle dışarıdan fuara gelenler için inanılmaz ilginç bir aktiviteydi.

Fuar zamanları İzmir otellerinin hiç birinde yer bulunmazdı. Çünkü Ege’nin her tarafından akın akın insanlar çoluk çocuk fuara gelirler, yaşadıkları bölgeye gittiklerinde de günlerce fuar hatıralarını anlatırlardı.

 

İzmir Fuarı çok önemli bir yerdi…

Yıllar içinde yerel yönetimler fuarı adeta yok etmek için çabaladılar. Aslında başardılar da… Fuara son darbeyi ise Aziz Kocaoğlu vurdu. Gariptir, AKPli işadamlarını fuara sponsor yaparak üç beş gün açık tutup, gazete haberleriyle fuarın yaşadığı algısını yaratmaya çalışıyor. Ama İzmir fuarı çoktan öldü.

Fuar alanı için, gizli planlar yapanlar da var. Bu alanı ele geçirmek isteyen yap satçı müteahhitler Büyükşehir Belediye Başkanı ile büyük dostluk içindeler. Benim görüşüm Aziz Kocaoğlu yeniden seçilirse, fuar alanı bunlardan birisi vasıtası ile zenginler alanı olarak inşaata açılacak, içine lüks rezidanslar yapılacak.

Aslında bu alan derlenip toparlanarak, Türkiye çapında bir eğlence merkezi yapılabilir. Ne lazım?

Dirayetli, vizyonu geniş, şehircilikten anlayan bir belediye başkanı…

Etiketler :
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER