SON DAKİKA

Egeekspress

SOYER NELERLE GÜNDEMDE?

Bu haber 24 Eylül 2018 - 7:27 'de eklendi ve kez görüntülendi.
SOYER NELERLE GÜNDEMDE?

Büyükşehir Belediye Başkan adaylığında kimi görmek istersiniz diye başladık,  Aziz Kocaoğlu’nu ve Hasan Karabağ’ı kendi gözlemlerimizle ve geçmişten edindiğimiz bilgilerimizle yazdık.

Bu yazıları hazırlarken kesinlikle muhataplarla karşılıklı görüşmeler yapmadığımızı tekrar söylemeliyim.

Bu gün Tunç Soyer hakkında kalem oynatacağız… Eskileri hatırlarken yorumlarımızı da ortaya koyacağız elbette…

Tunç Soyer! Seferihisar’ı gerçekten kasaba görünümünden uzaklaştıran, vizyonu geniş bir belediye başkanı… Ve,  kesinlikle, iyi bir adam… Ve her adam gibi eksikleri ve fazlaları var! Ama; Belediye Başkanlığı için sadece iyi olmak yetmiyor!

Ben vatandaş olarak belediye yönetimlerinde biraz “dirayetli” adam görmeyi beklerim hep. Tunç Soyer gerçekten becerikli algısı yüksek birisi.

Ve yine beklediğim şey; doğru bir duruş, sağlam disiplin, hizmet için ortaya konmuş katı prensipler.

Ama bu duruşu sergileyenleri ne kadar severler? Onu bilemem.

Öncelikle hemen şu eleştiriyi ortaya koymak istiyorum;

Tunç Soyer becerilerini, fazlaca kullanan bir belediye başkanı değil. Belediyede oluşturduğu ekibi, sağlam, güvenilir insanlardan oluşmuyor. Disiplin olgusu gelişmemiş bir toplulukla çalışıyor ki; bunu yaşanan olaylardan anlıyoruz. Herkesin kendisini en önemli adam zannettiği bir yönetim anlayışı olmaz. Seferihisar’da oluyor. Bu nedenle birkaç gruba ayrılmış, dedikoducu çalışanlar başta Tunç Soyer’e zarar veriyor!

Bu durumu başkanın son zamanlarda çok eleştirilen yurt dışı gezilerine bağlamak mümkün mü? Evet mümkün… Ben belediye başkanlarının ille de yurt dışına gitmeleri gerektiğini ateşli bir şekilde savunanlardanım. Ama Tunç Bey bu işi o kadar abartmış ki; yurt içi gezilerini, cumartesi pazarları da çıkardığımız zaman neredeyse hiç belediyede değil.

Eh, taktir edersiniz ki, bu da eşeğin kulağına su kaçırmak tadında bir durum oluyor! Ve bu durumda belediye başkanlarının belediyede disiplin sağlamaları mümkün olamıyor.

Sizi alıp geçtiğimiz yerel seçimlere götürmek istiyorum şimdi…

AZİZ BEY SEVGİSİ

Tunç Soyer, taraftarları vasıtası ile bir kampanya başlattı. Özellikle sosyal medyayı çok iyi kullanan bir ekibi vardı ve bu ekip marifetiyle büyük yaygaralar koparılarak Büyükşehir’e İzmirliler onu ısrarla istiyorlarmış gibi bir algı yaratıldı.

Siyasette normal sayılacak taktiklerdir bunlar.  Gerçekte bu yaratılan algı, belki de ileriki yıllar için bir yatırımdı… Ama gelecek yıllar için yatırım yapan bir politikacının da yine duruşunu niyete göre ayarlaması gerekmiyor mu?

Aziz Kocaoğlu, geçtiğimiz yerel seçimlerde yayından kurtulmuş bir pim gibi fırlayıp Genel Merkez’e aday dayatmaları yaparken sesi çıkmayanlar arasında Tunç Soyer’i de saymak mümkündü. Aziz Bey’in oynadığı oyun şuydu;

“Benim istediğim kişiler aday yapılmaz ise, basarım istifayı, giderim”

Aslında Aziz Bey ne gitmeyi düşünüyordu, ne de koltuğu bırakmayı. Çünkü AKPli iş adamlarıyla yoğun ilişkiler içindeydi, onların başladıkları özellikle inşaat işleri vardı ve hemen pek çoğu özürlüydü. Üstelik Kocaoğlu ve Alaattin Yüksel’in özellikle Urla’da büyük araziler topladıkları söyleniyordu. (Bu konuda duyumlarımı yazdım, Aziz Bey’e sordum ve cevap alamadım) Hal böyle iken Aziz Bey’in gitmek gibi bir niyeti tabii ki olamazdı. AKPli işadamlarını zor durumda bırakırdı onun başkan olamaması.

Çeşme’de ilçenin coğrafyasını değiştiren, kocaman bir proje sürerken, turizm alanları uyanıklar tarafından “Turistik tesis yapıyoruz” gibi bir kandırmaca ile otel ruhsatı alınarak rezidanslarla talan ediliyor ve bunları Aziz Bey, görmezlikten geliyordu. Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, bizzat işlerin içindeydi…

Muhtemelen, Tunç Soyer geçtiğimiz yerel seçimlerde bu politik poker oynanırken Genel Başkan’ın Aziz Bey’in restini görmesini ve “İstifa edersen et” demesini bekliyordu. Böyle bir durum olsaydı, muhtemelen aday adaylığını açıklayacak, Büyükşehir Belediyesine talip olacaktı. Kısmet değilmiş…

Neticede Kemal Kılıçdaroğlu Aziz Bey’e kayıtsız şartsız teslim oldu. O zaman CHP milletvekili olan Aytun Çıray, bir sohbet sırasında kendisinin bu duruma engel olmak için çok uğraştığını ama başaramadığını söylemişti. Genel Başkan’ın en sonunda “Aziz ne isterse yapalım” dediğini bana aktarmıştı.

Bu teslimiyet, CHP’ye sekiz belediye başkanlığına mal olacaktı ama, Aziz Bey, istediği kritik yerlerde sözünden çıkmayacak belediye başkanlarına sahip olacaktı…

Çeşme, Urla, Konak, Bornova, Buca, Karşıyaka gibi…  Yani onun açısından bakıldığında parti yansa umurunda bile değildi. Aziz  Bey’in aday yapılması ve her istediğinin kabul edilmiş olması Tunç Bey üzerinde elbette hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu da doğal tabii…

Ama bir seçenek daha vardı ve o da savaşmaktı. CHP’ye zarar verdiği ortada olan bir Büyükşehir Belediye başkanına karşı dik duruş sergilenebilirdi.

Ama, Kemal Bey’in teslimiyetinden önce, Tunç Bey bir açıklama yapmış, “Aziz Bey aday olmak isterse ben adaylığımı koymam” demişti…  Yani birbirlerine böylesi bir saygıları vardı veya Tunç Bey öyle görünmek istemişti.  Nihayetinde Tunç Bey Seferihisar’dan yeniden seçildi. Ama yeni dönemde Tunç Bey en çok eleştirilen belediye başkanı olacaktı.

Üç konuda çok gündeme geldi. Birincisi yurt dışına yaptığı çok sayıda gezi, diğeri ise kamu mallarının satışı, öteki ise belediyede meydana gelen akıl sır ermez akaryakıt yolsuzluğu…

bir tanesi var ki; buna hiç kimse akıl sır erdiremedi… Teos Otel’in bulunduğu arazinin satışı…

Tabii burada konuların detaylarına çok girmeyeceğim. Çünkü amacımız farklı… Amacımız belediye başkanları hakkında genel bir değerlendirme yapmak! Olayları hatırlamak, hatırlatmak…

Akaryakıt meselesi önemli… Ve aslında Aziz Nesinlik bir hikaye… Size kolaylıkla şöyle anlatayım; mesela belediyenin akaryakıt deposu, 20 ton alıyor… Bizimkiler 80 ton mazot almışlar… Faturaya bakarsanız Seferihisar sokaklarından mazot akması, ahalinin mazotta yüzmesi gerekiyor. Şu anda bu iş yargıda ama mahkeme hala bu mazotu nereye koyduklarını çözemedi.

Aslında mazot filan yok… Fazla kesilmiş bir fatura ve belediye kasasından fazla çıkmış bir para var! İşin garibi, hafızam beni yanıltmıyorsa, yeni mazot ihalesini bu yolsuzluğa karışan firma yeniden aldı…

Tunç Soyer’i gündeme taşıyan önemli konulardan birisi de kamu mallarının satışı konusu idi… Ancak bir satış var ki; dillere destan ve Belediye Başkanının çıkarları doğrultusunda geliştiği iddiaları hat safhada…

Sığacıkta 62 dönüm bir arazi söz konusu… Arazi belediyeye aitti… Denize yakın bir bölgesinde bir otel var ve adı Teos Otel.  Bu otel kimin dersiniz?

Tunç Soyer’in… Ve Tunç Soyer bu otel dolayısıyla belediyenin aynı zamanda kiracısı… Çok etik görünmüyor değil mi? Önceleri apartman dairesi kadar kira ödediği yolunda söylemler vardı. Sonra bu leb-i derya arazi satışa çıkarıldı…

Efendim otelin önünde daha ilginç bir durum var… Otelin denizle bağını sağlayan bir küçük arazi var ki, bu arazi tesisin denize açılan penceresi. Ama o da bir kooperatife satıldı. İddiaların ilginç tarafı bu kooperatif arazisi Tunç beyin yakınları tarafından kapatılmış. Yani değeri belki de araziyi sattıkları fiyattan daha çok!

Neyse biz gelelim arazinin kime satıldığına… AKP döneminde yıldızı parlayan, AKP ile işbirliği yapan bir gruba… Satış fiyatı 17 milyon 700 lira… Dönüm başına 285 bin lira…

 

Bu arazinin üzerinde iki adet de süper lüks villa bulunuyor. Denizin hemen kıyısında… Yüzme havuzları, tenis kortları var yeşillikler içinde. Birinin Tunç Bey’in diğerinin ise kardeşinin olduğu biliniyor! Ya da en azından orada oturuyorlar!

Satılan bu arazi üzerindeki TEOS Otel, Tunç Bey’in… Yani Tunç Bey belediyenin kiracısıydı… Şimdi araziyi alanın kiracısı… Ne zamana kadar? 13 yıl sonrasına kadar. Peki kim üzerindeki oteli 13 yıl sonra kullanacaksa bu araziyi alır?

 

Mantık şöyle diyor:

Ya arazi çok ucuza gitti,  alan bu 13 yıllık kullanım hakkına razı oldu, ya da bir şekilde otelin işletmesi devredildi… Bu taraflar muamma…

Aile yapısıyla, yaşam tarzıyla, Tunç Soyer bir Avrupalı’dır. Kibar ve naif kişiliğinin yanında merhametli bir yüreği vardır.

Zaten böyle olmasa, sanıyorum Seferihisar Belediyesi’nde kimse bu kadar rahat çalışamazdı… Belediye, bir cadı kazanı gibi. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor.  Başta da Tunç Bey’in…

 

Efendim; yazıyı ç ok uzatmaya gerek yok…

Tunç Soyer iyi bir insandır. Ancak kamu arazilerinin satışı ve yurt dışı gezileri konularında çok fazla eleştirilmiştir. Bir çok satış aynı şiddetle tepki almıştır. Ancak burada garip durum, Tunç Bey’in çıkıp, takır takır açıklamalar yapmamasıdır.

Gelelim şimdiye…

Tunç Bey, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday  adaylığını açıklayacak mı, yoksa yine Aziz Bey’in niyetinin ne olduğunu öğrenmek için bekleyecek mi?

Genel Merkez’de Tunç Bey’in ismi bundan on beş gün öncesine kadar fazlaca geçiyordu. Hatta karar verildi, verilecek tarzında  haberler geliyordu… Ama özellikle belediyeden ve çevreden genel merkeze çok sayıda giden gönderilerin şimdilik olumsuz etki ettiğini söyleyebilirim.

Seferihisar’ı kasaba havasından modern bir kent görünümüne sokan Tunç Soyer’in yavaş şehir ve organik tarım konularında yaptığı çalışmaları da taktir etmemek mümkün değildir. Bir kere organik tarımın Türkiye çapında yayılmasına Tunç Soyer neden olmuş, bu sayede ata tohum uygulamaları her türlü engellemelere rağmen ülke çapında popüler olmuştur.

 

Bu arada belediyenin gemi azıya almış bazı personeline birkaç sözüm var. Özellikle de basın danışmanına… Gazetecilerin dedikodularını yapmak, sana bir şey kazandırmaz.  Belediyede gruplaşmalar oluşturmak ve belediyede siyasi oyunlara girmek size düşmez. Çok meraklıysanız belediyeyi yönlendirmeye buyurun siyaset meydanı geniş!

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER