SON DAKİKA

Egeekspress

O HER TÜRLÜ ADAY SİZ NE DİYORSUNUZ?

Bu haber 30 Eylül 2018 - 9:39 'de eklendi ve kez görüntülendi.
O HER TÜRLÜ ADAY SİZ NE DİYORSUNUZ?

MUTLU TUNCER YAZDI

 

Bugün çok değerli Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar’ı  CHPli bir aday adayı olarak değerlendireceğiz…  Önce Neden Urla? Sorusunu cevaplamak istiyorum. Burası İzmir’in en büyük rant merkezidir de ondan.  Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ve şürekâsının buraya ne denli(!) önem verdiğini hepimiz biliyoruz.

Ve Aziz Bey’e sürekli sorduğumuz bir soru var!

“Urla’da başkalarının üzerine de olsa Alaattin Bey ve bazı işadamlarıyla büyük araziler aldınız mı? Aldıysanız neden?”

Bu sorumuzun cevabı asla gelmediği için duyumların doğru olabileceğini varsayıyoruz.

Aziz Bey, CHP’nin AKPli Büyükşehir Belediye Başkanıdır.  Sibel hanım onun en büyük destekçisidir ki; neticede CHP’ye sokak jargonu ile “postasını koymuştur”

Neydi bu posta koyma? “Her türlü adayım” çıkışıdır.

Yani; kendisinden emin, CHP Genel merkezinin aday belirleme sistemini veya şartların getirdiği sistemi diyelim,  iplemeyen, azgın bir arzunun öne çıktığı bu söylem; oldukça düşündürücü… Ve, kendisine de sorduk “Bu ne demek, açıkla da bilelim” diye… Ama hanımefendi tenezzül edip cevaplamadı…  Sibel Hanım’ın en büyük hatası bu… Sadece kendisini övenlerle konuşuyor… Oysa tam aksini yapsa, hatalarını düzeltme şansı olacak ama, yapmıyor.

Sibel Uyar kim?

Nasıl olduğu bilinmeyen bir sistemle ve Aziz Kocaoğlu, Alaattin Yüksel, Türkan Miçoğulları, dayatmasıyla aday yapılmış bir kafeterya işletmecisi… Gıda mühendisi… Üstelik işlettiği kafeterya da kaçaktı ve hala o kaçak kafeteryadan gelir elde ediyor! Nerede kaçak kafeteryası? Çeşme altında halkın denize girdiği plajın üzerinde…  Belediye başkanı olduktan sonra kapatma gereği bile duymadı…

Burası GECCE adlı bir gece kulübü idi… Kapının önünde badigardlar duran bir yer ki; İZSU ekipleri su parasını ödemediği için saatini  bile sökemiyordu… Neden? Korkudan! Sıkıysa gidip söksünler… Badyler dağıtırlardı yani… O kadar… Sibel Hanım orada kasada duruyordu… “Hoş geldiniz, güle güle, yine bekleriz” diyordu.  Arada bir mekanda kavgalar da çıktığı oluyordu… Ve Çeşmealtı sakinleri o kulübün gürültüsünden yaka silkiyordu…

Efendim bizim ehil siyasetçilerimiz de o sıralarda yönetebilecekleri bir belediye başkanı arıyorlardı… Bunun gibi birkaç ilçe daha vardı ki ille Aziz Bey’in ve ekibinin yönetebileceği kişiler olmalıydı. Öyle çok bilgili, etik değerlere önem veren birileri aranmıyordu elbette… “Emredersin Başkanım” diyecek şahıslardı aradıkları… İşleri yürümeliydi… İtaraz etmemeliydi… Dosta tanıdığa AKPli para babalarına başkanlarını rezil etmemeliydi.

Değerli Başkanım, Sibel Hanım, aynı zamanda ne yapıp edip, bir meclis üyeliği kapmıştı… Büyüüük siyasetçcileri kafe barında ağırlarken bir gün, aslında siyasi görücüye çıktığını bilmiyordu… Geçtiğimiz yerel seçimden bahsediyorum tabii ki…

Tam o dönemlerde CHP anketler yapıp, yoklamalar yapıp, en iyi adayı seçmeye çalışıyordu ki; çok değerli aday adaylardı vardı…

Bizim ehil siyasetçiler kendilerine çay ikram eden Sibel Hanım’ı çok beğendiler… “İşte” dediler “aradığımız bu” Kemal Sunal filmleri gibi…  “Seni başkan yapalım” dedi büyük siyasetçiler… Sibel Hanım cevap verdi; “Beeni de mi?”

Ve aziz beyin elinde liste Ankara’nın yolunu tuttu…

Kemal Bey’in niyeti iyi adaylar koymaktı liste başlarına… Ama Aziz diretiyordu… “İstifa ederim” diye arada tehditler ediyordu…Kemalm Bey, “Edersen et be” diyemedi, nedense?

Veee, bizim kaçak kafe bar işletmecisi Sibel Hanım artık Belediye Başkanı Adayı idi… Bir şey yapmasına gerek yoktu… Urla nasılsa CHPli idi ve odunu koysan kazanırdı… Bizimki, meydanlara çıktı, sağ elini göbeğinin üzerine sol elini beline koyarak ve eğilerek halkı selamladı… Herkes birbirine soruyordu “Bu nereden çıktı?” diye… Diğer aday adayları şaşkın, yıkkın, kırgındı…

Ve efendim doğal olarak Sibel hanım büyüüüük bir başarı elde edip seçildi…

Belediyeye ilk girişi muhteşemdi… Kurumun içinde konuşlanmış, daha önceki belediye başkanına ister istemez çalışmış, ekmeklerini zor bela çıkaran, yarı aç, yarı tok yaşayan tiyatro topluluğunu sokağa attı… Daha ilk gün… Bağırdı, çağırdı…  Dekorlarını sokağa attırdı… “Burada her şey değişecek” gibi efevari tavırlarla saygınlık kazanmaya çalıştı, komik oldu…  Urla bu sayede güldü… Allah ondan razı olsun…  Bu beylik verilen bir hazımsızın, önce kendi babasını kesmesi” durumuydu…

Ve efendim, kısa bir süre sonra belediyede konuşlanmış eski kurtlar bizim Sibel Hanım’ı etkisine aldı… Birkaç ay öyle geçti. Sonra ekip kurmaya çalıştı,  kurdu da… Daha beter oldu… Sonra kendi başına hareket etmeye kalktı… Birkaç ay, halkın sempatisini kazandı…  Ama çevresi yok mu? Enginar filan derken onu sosyete belediye başkanı yaptılar… Sonunda o da patladı. Enginarla, sosyete eskileriyle  bu işin yürümeyeceği ortaya çıktı…

Eş başkan, çikolata kutularından fırlayan dolarlar derken, seçim zamanı geldi çattı… Sibel Hanım CHP Genel merkezi’nin üzerini çizdiği belediye başkanlarından… Ve yapayalnız şimdi… İstanbul’unn gallavi rantçılarının onun için Kemal bey’den ricacı oldukları söyleniyor. Ama nafile…

İşler kötüye gidince de,  bizim Başkan  Aziz Ağabeyinin talimatlarıyla müthiş bir posta koyma durumuna geçti. Bazı gazetecileri toplayıp, Güvendik’de adaları seyrederken “Her türlü adayım” dedi…  Yani Kemal Bey, partinin genel merkezindeki yöneticiler hikaye…  “Her türlü adayım” dedi… Egoya ve cürete bakar mısınız?

Bu bir restleşme idi…

Bir anlamda, Genel Başkana karşı tavrını ortaya koydu…

“Kim ipler sizi yahu” mealindeki bu söylem CHP’de şaşkınlıkla karşılandı…  Tepkiler çığ gibi… Diğer aday adayları şaşkın ve kızgın…  Ama içlerinden bir delikanlı çıkıp; “Sen kimsin be?” diyemiyor! Bu iş yine her zaman olduğu gibi bana düşüyor…  Yani aday adayları da; tırsak takımından… “Aman ben susayım, aman ben kötü olmayayım, aman ben partimi eleştirmiş duruma düşmeyeyim” derdindeler… Böyle siyaset mi olur? Çıkacaksın soracaksın; “Sen kimsen hatun?” diye… Yemediler!

Sibel Hanım için yazacak çok şey var lakin; şimdilik bu kadar yeterli… Biraz da yarına öbür güne bırakalım…

Şimdi merak edilen, Genel Merkez’in bu reste karşı nasıl bir tavır alacağı… Ben bu hanımefendinin hele hele bu restinden sonra aday yapılmayacağını çok iyi biliyorum. Değil İstanbul’dan Mars’dan tanıdıklar girse devreye hikaye… Ama yine de temkinliyim… Unutmayın, CHP’de her an her şey olur!  Özellikle partiyi Kemal Bey yönetiyorsa…

 

Sibel Uyar’a küçük not:

Güvendik’te adalara karşı değil ama, güzel bir salonda, vatandaşların, diğer aday adaylarının katılacağı bir açık oturum yapmam için beni zorlayanlar var. Ve bunu yapacağım… Sibel Hanım; sizi de davet ediyorum. Diğer yiğit aday adaylarının bir çoğu kabul ettiler.  Sizin de böyle bir oturumdan kaçmayacağınızı var sayıyorum… Zaten sayın başkanım siz hep halkın içindesiniz ya…  Bende de akıl… Soruyorum bir de… Geleceğinizi not ettim bile… Hanım efe başkanım böyle bir soru cevap oturumundan kaçmaz, hatta sevinir bile… Yanınıza istediğiniz danışmanınızı, istediğiniz arkadaşınızı da alabilirsiniz…

 

 

 

Etiketler :
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER