SON DAKİKA

Egeekspress

DOĞAMIZI KİMSEYE BOZDURMAYIZ!

Bu haber 08 Ekim 2018 - 18:51 'de eklendi ve kez görüntülendi.
DOĞAMIZI KİMSEYE BOZDURMAYIZ!

CHP Belediye Başkan Aday adaylarından müracaatını ilk yapan isim Bülent İLHAN…

Veteriner hekim olan İlhan, Urla’nın sembolleşmiş isimlerinden birisi… Siyasetin tam da içinde, ama dedikoduların oldukça dışında kaldığından, tezvirat içeren konularda asla ismi geçmez. Ama bu ilçenin neresine giderseniz gidin, onu herkesin tanıyıp, bildiğine benim bu söylediklerimi, anlattıklarına şahit olursunuz…

Bülent İlhan, dedikodulardan uzaktır ama; güncel olayların, gelişmelerin, ülkeyi ilgilendiren konuların sıkı takipçisidir. Siyasi sohbetleri bilgiye, verilere ve değişik bakış açılarına dayanır… Yani boş konuşmaz!

Bülent İlhan’la 20 yılı aşkın arkadaşlığımız süresinde sayısız sohbetlerimiz olmuştur. Genellikle Urla üzerine yaptığımız sohbetler hayli uzundur… Ve Bülent İlhan Urla konusunda konuşurken, ille konuyu ilçenin turizm kendi olmadığına getirir… Eskiden beri ama…

Ona göre Urla bir turizm kenti olamamıştır ama, günübirlik turist çekme konusunda güçlü bir potansiyeli var…

İlhan’ın en önemsediği konu ise; aslında hepimizin endişe duyduğu doğal alanların imara açılarak binalara teslim edilmesi.

Özellikle de RESler’in yapılması aşamasında elinde pankartıyla ormanları beklediği günler aklımızda… Eylemcilerin en başında duran İlhan, söylemlerini hiç değiştirmedi. “Bu ilçenin, doğasının, tarım alanlarının korunması her şeyden çok daha önemli. Birinci derece SİT alanlarının olduğu gibi korunmasını tarihi zenginliklerimizin talan edilmemesini sağlamak bu ilçenin geleceği için atılmış en önemli adım olacaktır” derken, ilçenin tabii yapısının da korunarak yeni binalara standartlar getirmesi gerektiğini savunuyor… Bakın neler diyor neler diyor Bülent İlhan:

“Urla’yı bozmak, modern binalar dikmek adına her yere Urla’nın dokusuna uymayan abartılı yapılar kondurmak işini kabul etmiyorum. Urla, Urla olarak kalmalı… Doğal yapısını korumalıyız ki, bize gelen biz olduğumuz için merak etsin… Kimsenin modern binaları görmeye meraklı olduğunu sanmıyorum. Ama, yerel mimarisiyle yapılmış binalar, buranın cazibesini artıracaktır.  Buranın konumu itibarıyla, her yerden ziyaretçi alabileceği ortada… Üstelik günübirlik turizmin çok daha faydalı olacağı bir gerçek. Alt yapı hizmetleriyle kalite arttığında yani tarihi dokusu ile var olan ve böyle gelişen bir Urla, değerine değer katacaktır. Kullanımı kolay otoparklar, geniş caddeler, cadde kenarlarında belirlenmiş kısa süreli park yerleri, tuvaletler, tertemiz sokaklar, standart renklerle boyanmış Urla mimarisini öne çıkaran binalar,  tabela kirliliğinden arındırılmış bir kent, insanların zaten ilgi odağı olacaktır.”

Bülent İlhan uzun sahil şeridimize dikkat çekiyor… “Sahillerimizin  bir körfeze bakan, bir de Seferihisar tarafına bakan yüzü var… Sahillerimizi rantabl kullanabiliriz. Buralarda önemli alt yapı sorunlarını hızla giderebiliriz. Sahillerde özellikle Urlalı gençlerin para kazanacağı, tesisleri kurmalı ve eşit dağıtmalıyız. Sahillerin kamu malı olduğunu her zaman aklımızın bir kenarında tutacağız… Bu sahillerden, insanlarımızın ucuz ve kaliteli hizmet almasını sağlamak gerek.” diyor ve tarım alanlarının her türlü gelişeme için bir mihenk taşı olduğunu da hatırlatıyor.

İlhan’a göre, tarım alanlarını kaybetmiş bir Urla’nın, çıplak bir ağaçtan farkı kalmayacak… Diyor ki; “ Tarım alanlarını har vurup harman savurduğumuzda, Sit alanları inşaat alanına çevirdiğimizde, ormanlarımızı kesip kesip RESlere kurban verdiğimizde, bu ilçenin merkezinde dışarıdan gelen hiç kimseyi bulamazsınız. Bana inanın ki; buraya gelen insanların çoğu, doğamızın güzelliği, havası için Urla’yı tercih ediyor.”

Bülent İlhan’ın ilginç bir saptaması da var… Merkezi Hükümet’in Ankara’dan masa başından kamu arazilerini hiç Urla ile ilgisi olmayan kişilere veriyor olması… Bunun zararlarını ise bakın nasıl anlatıyor:

“Buna yüzde yüz kesinlikle karşı çıkmamız gerekiyor. Adam, araziyi alıyor, etrafını tel örgülerle çeviriyor ve bir daha uğramıyor. Hayvanlar otlanacak mera bulamıyor. Bırakın onu, yaban hayvanları da şehirlere inmek zorunda kalıyor. Doğanın dengesini bozuyorlar. Seçilen belediye başkanı halkla bütünleşerek, merkezi hükümetin yerel yönetimi hiç sayarak bizim onayımızı almadan buranın arazilerini dağıtmasına karşı direnmek zorundayız. Nitekim RES’lere karşı ormanlarımızı koruma çabamızın karşılığı da anlamı da buydu.”

Bülent İlhan’a göre Urla hayvancılık konusunda da önemli bir merkez… Ama mevzi kaybediyor ve git gide, hayvancılık ölüyor…

“Yarımada’ya özgü Sakız Koyunu buranın en önemli hayvan ırkı. Sakız koyununun verimi çok fazla… Bu ırkı korumalıyız, üretmeliyiz, çoğaltmalıyız. İşte bakın burada şu soru çıkıyor; ‘nerede ve nasıl?’ Meralar yok edilirken, her tarafa siteler dikilirken nasıl olacak? Yerli tohum takası konusu çok önemli. Bu gün Türkiye’nin yaşadığı sorunların en başında tohum bankalarının yok edilmesi geliyor. Tarımda kotalar koyan hükümet, patatesi, mercimeği, nohutu dışarıdan getiriyor. Bu Türkiye için büyük bir ayıp. Ülkemizin babadan oğula gelen, üretim hafızasını yok etmeye çalışıyorlar. Biz bunu diri tutmak zorundayız. Merkezi hükümet yapmıyorsa, yerelin bu işlere el atması gerekiyor.” Derken gençlerimizin çiftçilik yapmaktan kaçınmamalarını öneriyor ve şöyle sesleniyor anlara; “Kendi toprağınızı işlemekten korkmayın. Kaçınmayın… Üretileni satarız, siz yeter ki, organik yerli tohumlarla ürün yetiştirin”

Urla’nın entelektüel bir göç aldığına da dikkat çeken İlhan, bu konunun üzerinde önemle duruyor… “ Urla da yaşayan, ünü Türkiye çapında olan Sanatçılarımız var, yazarlarımız var, Doktorlarımız, mimarlarımız, mühendislerimiz, ekonomistlerimiz var. Kaliteli bir topluluğumuz var kısacası. Onların bilgilerini Urla da yaşan diğer insanlara, Urla da ki kadim bilgilerinde yeni Urla lılara aktarılması, Hızla artan nüfusun sağlıklı ve hızlı kaynaştırılması konusunda sosyal sorumluluk ponjeleri geliştireceğiz  ” diyerek gençlere ve geleceğe de yatırımın altını kalın bir hatla çiziyor ve şöyle devam ediyor:

“Gençlere, geleceğe yatırım yapmak zorundayız. En başta, büyük kolejlerin Urla’ya konuşlandırılması konusunda belediyemiz ön ayak olmalı. Urla’nın yarısı çocuklarını İzmir’deki okullara gönderiyor. Hayır, kabul edilesi değil bu. Burada yeterli ve iyi eğitim veren okullar olmalı. Belediye bunlara her türlü kolaylığı göstermeli ve Urla’nın yerli ailelerinin çocuklarını da ücretsiz okutulmasını sağlamalıdır. Bunu gelecek okullara belli bir kota şartı koşarak sağlayabiliriz. Gençlerimizin sanatsal ve kültürel alanda kendilerini ifade etmelerine olanak tanımalıyız. Bunun için alt yapı çalışmaları şart. Bunları yapacağım. Asıl festival de zaten bu olacak. İstanbul’dan sanatçı getirmek değil, gençlerimizin sanatsal faaliyetleri ile bütünleşmesi  için elimizden geleni yapmalıyız!”

Bülent İlhan’ın en önemli projelerinden birisi de “meslek edindirme kursları ve sertifikalandırma”

Belediyede oluşturacağı bir birimde, sertifika almış kişileri yönlendirme, sosyal haklarının korunarak çalışmasına ön ayak olmak ve böylece çalışma hayatındaki haksızlıklara son vermek. Bakın ne diyor İlhan:

“Urla’mızda evlere yardımcı olarak giden hanımlar var. Şoför ihtiyacı olanlar var. Bazıları bahçıvan arıyor. Bazıları evine bakım yapacak boyacı arıyor. Belediyeyi arayacak. Belediye ona işine göre eğitimli ve sertifikalı kişileri yönlendirecek. Bir sözleşme çerçevesinde Bu çalışmak isteyenin iş bulmasını kolaylaştırırken, sosyal haklarının da var olmasını sağlayacak. Evine işçi götürenin güvencesi de belediye ve elinde  ki sözleşeme olacak. ”

Ve tabii; İlhan’ın gençler için projeleri sınırlı değil… İki söz ün birinde “gençlere önem verecek projelerinden bahsetmesi” bu yüzden. Ve Bülent İlhan şöyle diyor; “Gençler için öyle projeler var ki, onlar da Urlalılar da şaşıracaklar. Hem kendi paralarını kazanacaklar, hem iyi eğitim alacaklar, Urla’nın gururu olacaklar” 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER