SON DAKİKA

Egeekspress

SİYASET ADALETİ ESİR ALDI!

Bu haber 08 Kasım 2018 - 8:32 'de eklendi ve kez görüntülendi.
SİYASET ADALETİ ESİR ALDI!

 

 

ADALETE ÖZGÜRLÜK

 

 

Sevgili Okurlarımız,

 

Uzunca bir süre sizlerden ayrı kaldım. Bunun için çok özür diliyorum. Bu ayrılık sürecinin meslek yaşantım boyunca hiçbir zaman bu kadar olmadı diyebileceğim bir yoğunluğa ulaşması birlikte çalıştığım meslektaşlarıma ve hizmet verdiğimiz kişi ve kurumlara olan sorumluluklarımın ağırlığından başka bir şey değildir.

 

Bundan sonraki süreçte her hafta mutlaka yeni bir yazımla sizleri buluşturmakla kalmayacak aynı zamanda sizleri kendi bilgilerimle de donatmaya çalışacağım.

 

Geçen süreçte ülkemizde yaşananlar hemen hemen hepimiz tarafından bilinmekle birlikte yazılarıma ara vermek zorunda kalmamın en önemli etkenlerini yukarıda kısaca açıklamamın yanı sıra bu nedenler, aynı zamanda ülkenin içinde bulunduğu ve yurttaşlarımıza yaşatılan sendromlarla da ilgili olup “…siyaset adaleti esir aldı…” deyimiyle tanımlayacağım bir olgunun iş yükü ve sorumluluklarımızı artırmasına da neden oluşudur.

 

Evet bu deyim yıllardır bu yoğunluğu yaşadığım halde aklıma bile gelmeyen bu deyim sizlere meramımı anlatmaya çalışırken kendiliğinden beynimde oluşan bir deyim olmakla kalmadı vücudumun bütün hücrelerini titreten bunun yanısıra bu deyimin anlattığı soruna çözüm üretme gayreti içerisine de beni sürükleyen bir kelime grubu olarak karşıma çıktı.

 

Evet ne yazık ki “…siyaset adaleti esir aldı…”

 

Çağdaş, demokrat, laik ve hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir ülkede böyle bir yorumun yapılması söz konusu bile olamaz. O halde siyasetin adaleti esir aldığı söyleminin yapılabildiği bir ülkede devletin üniter yapısının olmazsa olmaz koşulları diyebileceğimiz çağdaşlık, laiklik demokratik olma ve hukukun üstünlüğü kavramlarının tahrip edildiğinin  kabulü gerekir. Çünkü bu unsurlar olsaydı siyasetin adaleti esir aldığını söylemek olanaksızlaşırdı. Ama söyleyebiliyoruz.

 

Gelinen noktada yaşananlar ne kadar acı ve üzüntü verici olsa da gerçekleri düşünmek ve ortaya koymak zorundayız. Düşünce ve ifade özgürlüğünün özü ve kapsamı da budur. Basının ısrarla susturulmaya çalışıldığı, bu nedenle siyasi tercihlerle yetinilmeyerek yargının bile basının susturulma çabasında araç olarak kullanıldığı ülkede basın özgürlüğünden söz edilmesi olanaksızdır. Basın özgürlüğü kavramı ise düşünce ve ifade özgürlüğünün ayrılmaz ve vazgeçilmez tek değeridir. Çünkü düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmanın en önemli aracı basındır.

 

Ne yazık ki tüm hukuksal yeteneklerimizi kullanmamıza büyük uğraşılar sergilememize ve hatta başlattığımız kapsamlı hukuk mücadelemize rağmen basının susturulması yönündeki siyasi komplonun bir mağduru da gazetemiz olmuştur. Gazetemizde yayınlanan yazılara erişimin engellenmesi yönünde mahkemelerden verilen kararlar, yazılan yazıların ceza yargılamalarına neden olması, hatta yazarları ve gazete sorumlularını tazminat ödemeye mahkum eden yargı kararlarının da bu konuda etken olduğunu yargının bu yöndeki uygulamalarında adaletin gerçekleşmemesinde siyasetin etkisi olduğunu gönül huzuruyla söyleyebiliyorum.

 

Kuşkusuz ki basın ve basın mensupları üzerindeki bu baskı ve uygulamaların erişim engellenmesi yoluyla, ceza yargılamalarıyla ve tazminat kararlarıyla basını baskı altına alarak;      yöneticiler ile bireylerin hukuka aykırı uygulamalarına göz yuman kamu görevlilerinin ifşası olarak düşünüldüğünden, haber ve yazı haline getirilip kamuoyu ile paylaşılmasının önüne geçerek;  yapılan haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluklardan kamuoyunun bilgilenmesinin önünü kesmekten başka bir şey değildir.  Sonuçta siyaset yalnızca adaleti esir almamış aynı zamanda halkın bilgilenme hakkını da yoketmeye çalışmıştır. Basın ve basın mensupları üzerindeki baskının amacı da zaten halkın bilgilenme hakkını ortadan kaldırmaktır.

 

Çünkü dünyanın hiçbir yerinde ve tarihin hiçbir döneminde bilgili bir toplum olması o toplumu yöneten siyasi otorite tarafından kabul edilememiştir. Bunun nedeni ise bilgili toplumdan başarılı, eğitimli isyancıların çıkabileceği endişesidir. Basın bu nedenle her zaman siyasi otoritenin hedefidir. Bunun doğal sonucu ise siyasi otoritenin en büyük çabası yandaş medya yaratmak ve aynı zamanda da yandaş olmayan medyayı susturmaya çalışmak olmuştur. Bunda menfaati büyük olan otoritenin hedefi de budur. İşte gazetemize ve gazetemizin yanında başka gazetelere ve hatta gerek gazetemizin mensuplarına ve gerekse tüm medyada görev yapan basın mensuplarına yönelik haksız uygulamaların de nedeni budur. Hatta bir davamızda açıkça “… sayın yargıç, basını susturmakla bu kararınızla aynı zamanda sizde kendi haber alma özgürlüğünüzü kısıtlıyorsunuz…” diye söylediğimde yargıcın yüzünün aldığı şekli görebilmeliydiniz.

 

Düşünceyi açıklama özgürlüğünün gerçekleştirilmesinde devletin etkin bir işlevi vardır. Devlet, çoğulcu demokratik ilkeler çerçevesinde kendisinin koyduğu normlara uygun düşünmemeyi de güvenceye alması gerekir. Devlet, bireylere düşüncesinden ötürü kınanmamak ve düşüncesini açıklamak ve yaymak, meşru sınırlar içinde düşüncesine uygun davranışlarda bulunabileceği ortamı sağlamakla yükümlüdür. Bu anlamda ifade özgürlüğünün, demokratik bir sistemin ön şartı olduğu, yeni ve daha iyi fikirlerin ortaya çıkmasının zeminini ifade özgürlüğünün oluşturduğu unutulmamalıdır. Yeni düşünce ve taleplerin dile getirilmesi, mevcut sistemin kusurlarını ortaya çıkarmakta, yanlış uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlayarak toplumsal gelişmeye katkıda bulunmaktadır. Böylesine bir doğrudan kaçışın hiçbir beşeri anlamı yoktur olmayacaktır da…

 

Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaati açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli yollarından birisi de basındır. Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, halkı toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.

 

Ancak umutlarımız, mücadeledeki kararlılığımızdan asla ödün vermeyeceğimiz için bir gün ülkemizde hukukun egemen olacağını düşünmemiz sebebiyledir ki adaletin de siyaseti esir almaksızın, siyasetin esaretinden hak hukuk ve adalet kavramlarının kurtulacağına olan inancımızı asla yitirmedik. Zaten mücadele azmimizi de bu inançtan alıyoruz.

 

Makam sahibi olmayı saltanat sahibi olmakla eşdeğer gören kamu ve yargı çalışanlarının bu anlayışlarının da kırılacağı bir günü özlemle arıyoruz ve yakalayacağız elbet. Eskilerin deyimiyle aslan postuna oturmuş olan yargı mensuplarının aslan postuna oturmanın bir saltanat olmadığını anlayacakları ve aslan postuna oturmanın hakkını vermenin sorumluluğuna ulaşacaklarını da ümit ediyoruz.

 

Halkına kötülük yapan kamu ve yargı çalışanlarının gün gelecek kendilerinin de halkın bir bireyi olduklarını anlayacaklarını,  aynı koridorda bulunan ve çalışma odasının karşısındaki meslektaşının odasına gidebileceği beş adımı beş korumayla gittikleri tablolara da tanık olmayacağımıza inanıyoruz. Bu kadar koruma dediğimiz olay ancak halkına kötülük yapanların ihtiyaç duyabileceği bir durumdur. Hem saltanat hem korkuyu birlikte yaşayan bu gibi çalışanların saltanatları biterse belki korkuları da biter diye düşünüyoruz.

 

Yıllardır verdiğim hukuk mücadelesinde hep yurttaşların yanlışlarıyla mücadele ederken son yıllarda bu yanlışlara yargı çalışanlarının yanlışlarının da eklendiğini düşünürseniz adaletin ne kadar büyük ölçüde tahrip olduğunu ve buna bağlı olarak da iş yükümüzün ne kadar yoğunlaşmış olabileceğini sizler de öngörebilirsiniz.

 

Ama tüm bunların, adaletin siyasetin esaretinden kurtulmasıyla mümkün olduğunu da biliyoruz.

 

Öyleyse hep bir ağızdan “…KENDİMİZDEN ÖNCE  ADALETE ÖZGÜRLÜK…” diyelim mi ?…

 

Esenkalın.

 

 

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER