NE YAPSINDI Kİ?

30 Aralık 2018 - 12:17 'de eklendi ve kez görüntülendi.
resim

Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, yıl sonu sürprizi yaptı…

Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığından ayrıldığını duyurdu…

Gerekçe; “Gördüğüm lüzum üzerine”…

O kadar…

…………………..

“Gördüğüm lüzum üzerine” ne demek?

“Öyle gerekti, şartlar bunu gerektirdi… Duruma göre hareket ettim” gibi açıklarsınız bu cümleyi…

Ama bence değil…

Hasan Karabağ, bana da aynı cümleyi kurdu… “Gördüğüm lüzum üzerine” dedi…

Ama ben bu kısacık cümlenin çok şey anlattığına inanıyorum…

Bıkkınlık… Ortamın rezaleti… Tutarsızlığın tavan yapması… Ne yaptığını bilmeyen bir parti, ne yaptığını bilmeyen bir Genel Başkan… Yılan hikayesine dönen adaylık süreci…

Açalım konuyu…

Ancak şunu bir kez daha ifade edeyim…

Hasan Karabağ, bana da herkese söylediği gerekçeyi öne sürdü… “Öyle lüzum gördüm”

Yazdıklarım ise, tamamen benim görüşüm.

 

Hasan Karabağ CHPli mi?

Sapına kadar CHPli…

Başarılı mı?

Başarılı…  Büyükşehir’i yönetebilir mi?

Bence süper yönetir…

Teşkilatta karşılığı var mı? Var!

Neden aday adaylığından çekildi?

Oynanan oyunları görüyor, biliyor çünkü…

Karabağ’ı bir tarafa bırakalım şimdi… Gelin mevcut durumu irdeleyelim…

Aziz Kocaoğlu, aday olmayacağını açıkladı mı?

Evet… Daha doğrusu buna mecbur kaldı.

Çünkü İzmir bu arkadaşı, istemiyor azizim… İzmir bu adamdan memnun değil… Sevmedi, kan uyuşmazlığı var… Üstelik Aziz Bey AKPli işadamları ile birlikte yönetmeye çalıştı bu şehri…

Bir kalem oynatıp, yap-satçı AKPli müteahhide milyon dolarlar kazandırdı, Bornova’da… Çeşme’de aynı şahsın otel ruhsatı ile turizm alanına rezidans yapmasına göz yumdu. Narlıdere’de AKPli işadamlarının hizmetinde olan sözde gazetecinin imar kanununu delik deşik etmesine göz yumdu. Üstelik bir çok kumpasa isteyerek veya istemeyerek alet oldu. Mahkemelere yanlış ve onları koruyan gerçek dışı belgeler sundu. Niyet berbat!

 

Üstelik geçtiğimiz yerel seçimlerde bu şahıs Genel Başkanı kıskaca alarak CHP’ye 8 ilçe kaybettirdi.

En sonunda “Ben aday değilim” deyip çıktı… Ama… Vazgeçti mi?

Hayııııır!

Vazgeçemez… Yarım kalan işleri var çünkü AKPli işadamlarının…

Büyük işler var ve başkası gelirse bu işler yatacak. Hele hele gelecek adam dirayetli, İzmir’in haklarını koruyacak biri olursa, yandılar. Yapılan bütün kıyakların ortaya çıkma ihtimali var!

Aziz Bey, Genel Merkezi baskı altında tutmayı hala sürdürüyor. “Ben olmazsam benim adamım Abdülbatur olsun…” diyor… Bakıyor Abdül zayıf, Alaattin Yüksel’i öne sürüyor…

 

Mert gazete, doğru gazete, sosyal demokrat gazete, halkın sözcüsü gazete diye lanse edilen yayın organının  yazarlarının kamyonla kitaplarını satıp alıp, kendisini övdürüyor… Yalaka ve yalama gazeteciler para babalarından beslendiklerinden kelli, ona övgüde kusur etmiyorlar…

Yani, bir büyük plan işletiliyor İzmir’de…

 

Milletvekilleri gelip, arsa arazi karşılığında aday adaylarının şirketlerine ortak olabiliyor…

Bütün bunlar ortalıkta sansasyonel bir şekilde dolanırken, herkes yapılmak istenileni fark ederken, bir Kemal Kılıçdaroğlu anlamıyor olanı biteni…

Hiçbir şeyden haberi yok. Etrafına duvarı örmüşler, hiçbir şey göremiyor, duyamıyor.

Cam fanusta bir genel başkan… İzole edilmiş…

Bir adaylık süreci yaşıyoruz ki, sormayın… Aziz Kocaoğlu’nun dayatarak seçtirdiği ilçe belediye başkanları yerinde kalabilmek için yapmadıklarını bırakmıyorlar… Pazarlıklar, vaatler… Ve bazı milletvekilleri bu pazarlıkların tam da içindeler…

Partinin adaylarını hangi kıstasla belirleyeceği bile belli değil…

Ocak ayı geldi, hala bu iş bilinmiyor. Bir rezalet yumağı… Bir derin kuyu belirsizliği…

Kemal Bey, başladığı cümleyi bitiremiyor… Haliyle, cümleyi başkası tamamlıyor ve noktayı da başkası koyuyor…

Bir atasözü var…

Gündüz kandilini hazırlayamayan, gecenin karanlığına razı demektir…

İşte Kemal Bey’in geldiği, getirildiği durum bu… Akşam oluyor, hava kararıyor… Kandili ortalarda yok…

 

Gelelim Hasan Karabağ’a…

Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığından çekildi…

Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun keskin dönüşlerine ayak uydurabilme şansı yok…

Hasan Karabağ, Ankara’ya gidip kapı aşındıracak bir adam da değil…

Kimseye “Beni aday yapın” diyecek karakteri de yok…

Baktı, aday olmak için gereken hiçbir şeyi yapamayacak…

Kapılarda yatamayacak…

Hiçbir şeyi anlatamayacak…

“Benim ne işim var bu ortamda?” demiş olamaz mı?

Bence öyle oldu…

Ne yapsındı ki?