YA HALKÇILAR, YA RANTÇILAR!

04 Ocak 2019 - 10:44 'de eklendi ve kez görüntülendi.
resim

Dün, CHP MYK’sından  İzmir ile ilgili karar çıktı:

Yeniden dört aday için anket yapılacak…

Selin Sayek Böke, Tunç Soyer, Tuncay Özkan, Abdül Batur…

Daha önce birkaç anket yapıldığı biliniyor! Kestirmeden söyleyeyim; bu bir aday belirleme çalışması değil, oyalama taktiği…  Çünkü; bu aday adaylarından birisini getirip aday yapacak olsalar, şu ana kadar beklemezler ve İzmir’i bu kadar kaosa sokmazlardı.

 

Daha önce yapılan anketlerden daha değişik nasıl bir sonuç bekleniyor? Mantıklı soru da bu!

Mesela İstanbul’da da bir dolu anket yapıldı… Ammaaaa…. Görüldü ki; Ekrem İmamoğlu ile çok önceden el sıkışılmış… Yazılanlar, çizilenler, pompalamalar kaldı havada…

Ankara’ya bakalım…

Ortaya bir sürü isim, bir sürü tartışma, bir dolu anket sonucu, bir dolu balon haber atıldı… Mansur Yavaş’ın artık CHP’nin adayı olamayacağı düşünülürken, “Tak” diye ismi açıklandı. Meğer açıklamadan bir ay önce CHP’ye üye yapılmış…  Yani belliymiş.

Bunlardan yapacağımız çıkarım nedir diye soruyorsanız; hemen söyleyeyim…

İzmir adayı bu anket yapılan isimlerden çıkmayacak…

Geçtiğimiz gün Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ’ın yaptığı sert açıklama, bu gün aday adayı isimlerinin önüne geçti. Karabağ’ın o sert konuşması aslında sıkı bir CHPli olarak Genel Merkez’e doğru bir mesajdı… Mesajın meali ise şuydu:

“Ranttan yana değil, halktan yana karar verin”

Ve adaylıktan çekildikten sonra bu söylemi yapması gösteriyor ki; makam, koltuk, umurunda değil ama, CHP umurunda…

Bu konuşmanın iğnelediği rantçılar şimdi Hasan Karabağ’ı genel Merkeze kötülemek için yarışırken, aptallığın tavan yaptığını görüyoruz…

Rantçılar atmaca gibi mevzideler. Halk kitleleri örgütsüz… Rantçıların ise para keseleri ile dolaştığı ve kitleleri, basını ele geçirdikleri, baskı altında tuttukları biliniyor.

CHP İzmir’de ne yapmalı?

İşte cevabı:

1-Organize ekip yapılarından uzak durmalı… Kendi içlerinde rant koalisyonu yapmış isimleri iyice bellemeli.

2-Milletvekillerinin yerele müdahalesini engellemeli… Ve; milletvekili olmuş kişileri aday yapmamalı…

3-Örgütüne bakmalı ve adayı, örgütün içinden belirlemeli.

 

Öte yandan, bir çok ilçe belediye başkan aday adayının gidip hem Büyükşehir aday adaylarının, hem de genel merkezin kapılarının önünde yatması, bir ekibin içine girme çabalarını gösteriyor… Oysa, aday adaylarının sırtını halka dayaması gerekmiyor mu?

CHP’nin başarısızlığının altındaki ana neden bu olabilir mi? Yapılan saçma sapan, pompacı anketler, manipülasyon ortaya koyan balon haberler, yaratılan bilgi kirliliği halkta nasıl karşılık buluyor? Ne derece doğru bir sonuç yaratabilir?

Bu sorunun cevabını CHP Genel Merkezi iyi düşünmelidir…

 

İzmir 2014’de Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, Kemal Kılıçdaroğlu’na dayatma yaparak 8 ilçeyi kaybettirmesini unutamıyor. Bu travma hala sürüyor. Yani, ilçe belediyelerine konacak isimler de önemli. Büyükşehir’e ismi geçenler kendi ekiplerini ilçe belediyelerine koymak istiyor. Oysa halk, ilçelerde kendisini en iyi temsil edecek isimler istiyor!  Bu düğüm genel merkezin önünde duruyor. İzmir Kalesi’nde Yeni bir facia yaşaması riski, halkın sesine kulak verilmesini gerektiriyor!

 

Sonuca bağlayalım;

CHP İzmir’de şu karı verecek:

Rançılar mı, Halkçılar mı?