SON DAKİKA

Egeekspress

TÜY DİKMEYİN!

Bu haber 18 Ocak 2019 - 16:01 'de eklendi ve kez görüntülendi.
TÜY DİKMEYİN!

CHP’de kaos yok!

Bu yaklaşım Kemal Karataş’ın açıklamasından…

Acaba gerçekten kaos yok mu?

Bence var… Kemal Karataş, ortalığı yatıştırmak, yüreklere su serpmek için bu açıklamayı yapmış olabilir.

Gençliğini CHP’de geçirmiş, belli ki o da olan bitenden üzgün… Örgüte moral aşılıyor…

Olan biten ne peki?

Çok şey…

……………..

İzmir Büyükşehir Adayı belirlenemiyor!

Kim olacak sorusu, manda boku gibi ortada duruyor ve kimse süpüremiyor!

İllâ bir isim ortaya atılacak ama…

Artık manda bokuna tüy mü dikilir, yoksa ortalık temizlenir mi, belli değil…

………………

Tüy dikmek siyasetin geleneğinde var!

Mesela, geçtiğimiz yerel seçimlerde  İzmir’in ortasında yine kocaman bir manda dışkısı vardı… CHP yönetimi getirip bir tüy dikti…

8 Belediyeyi kaybetti.  Ve daha da kötüsü, kazandığı bir çok belediyede rezaletler ayyuka çıktı, yeniden başarı  şansı tehlikeye girdi…

Şimdi CHP İzmir’i kaybetmek için kolları sıvadı…

Yani, yeni bir tüy dikme vakasıyla karşı karşıya İzmir!

……………….  

Amiyane tabirlerimi lütfen hoş karşılayın… Konuyu başka türlü anlatamıyorum…

Siyasetten azıcık uzaklaşıp, tüy dikme meselesini anlatayım size…

Avrupa bildiğiniz gibi, ortaçağda yıkanma ve tuvalet alışkanlığı olmayan bir topluluktu… Köşede bucakta, tumanı sıyırıp hacet gördükten sonra, donları toparlayıp işlerine bakarlardı. Saraylarda da tuvalet kültürü yoktu. Asiller ortalığa eder, hizmetkarlar görünceye kadar kimse üzerine basmasın diye malzemenin üzerine  tüy dikerlerdi.  Deyim oradan geliyor!   “Yaptın, bir de üzerine tüy diktin” deyimi, Türkçe’ye bu durumdan  girmiş. Genelde başarısızlık üzerine başarısızlık ekleyenler için kullanılır… “Sı…n bir de sıvdın” da aynı mealde bir deyimdir.

………………….

İşte geçtiğimiz yerel seçimlerde sıvanan veya üzerine tüy dikilen yanlışların CHP’de yeniden tekrarlanması an meselesi…

 

Bir Tunç Soyer adı ortalarda dolaşıyor…

Neden peki?

Bu arkadaş,  tamam, Seferihisar’a hizmet etmiş, ufkunu açmış, biridir…  Bir şeyler yapmıştır.  İyi de, zaten bir belediye başkanının seçilme amacı, seçildiği ilçeye, ile neyse… hizmet etmek değil midir.

Tunç Soyer, iyi insandır. Medeni, aydın bir adamdır…

Ama Büyükşehir adaylığına getirilecek kadar mıdır başarıları?

Gelin bakalım:

Öncelikle  belediye çalışanlarını oluşturan ekibine  hakim değil.  Yok pahasına satılan kıymetli araziler, bu arazilerin kimlere satıldığı konusunda halka açıklamalar yapmak zorunda… İflas etmiş, maaşları ödeyemeyen bir belediye var karşımızda… Yürüyen bir mazot yolsuzluğu davası var… Yolsuzluğa adı karışan şirketin hala belediye ihalelerini kazanıyor olması gibi bir iddia var ortada.   var! Hepsini saymaya gerek yok ama, şunu söylemeden edemeyeceğim:

Tunç kardeşimin, bu aday adaylığı sürecindeki ısrarcı tavırlarını doğru bulmuyorum.  Ankara’da kamp kurmalar, medyada adaylığı kesinmiş gibi haberler yayılmasını sağlamalar,  havaalanlarında karşılamalar düzenlemeler, yağcı yalaka takımları ile  algılar ortaya atmalar  yanlış oldu. Seviyeli açıklamalarla, İzmir için yapacaklarını halka anlatmakla düzeyli bir süreç geçirebilirdi… Zaten aday adaylığı süreci budur.  Halkta karşılık bulan açıklamalar, projeler ortaya koymaktır. Ankara yollarını aşındırmak, balon haberler şişirmek değildir…  Güzel başlangıcı, Tunç Bey, büyük danışmanları ile mahalle panayırı havasına döndürdü… Ki; siyasette ciddiyet, oturaklılık, saygınlık çok önemlidir…  Seferihisar’da kalması ve batmış belediyeyi kurtarması çok daha hayırlıdır gibime geliyor.

…………………

Gelelim  işin kabus tarafına…

Aziz Kocaoğlu nam  yiğit, yeniden aday olmayacağını açıkladığında bekledi ki; İzmir ayağa kalkacak, “Bırakma bizi başkan” diye ağlayacak. Halbuki açıklamasının ardından bayram havası esti…  Yahu bu şehir bu adamı sevmiyor. İstemiyor. Ama adaylıktan gerçekten vaz geçmiş olamayacağını hep iddia ettim. Vaz geçemez…

Çünkü, Aziz Bey, AKPli işadamlarına ve onların yandaşlarına göbekten bağlı…  Bornova’da, Narlıdere’de, Çeşme’de, Urla’da sonradan paralanmış kişilerin bitmemiş işleri var…

Gözlerini parlatan yerler var.. İzmir Kültürpark alanı mesela. Urla arazileri… Adaları hatta.  Narlıdere, Bornova arazileri… Homeros Vadisi mesela… Var da var…

Önce ne yaptı?

“Ben olmayayım ama Abdül Batur olsun” dedi…

Sonra Alaattin Yüksel’i öne sürdü…   Neden?

Çünkü bu isimler onun ekibi… İşleri yürütecek kişiler…  Pervasızca hem de…  Bir çok hakim ve savcının bunları koruyup kolladığını da biliyor ve görüyoruz… Bunlar organize  olmuş bir ekip…  

Baktı ortaya attığı isimler prim yapmıyor…

Ekip sıkıntıda ve buna “Yeniden adaylığı iste” diyor…

Çaresiz o meşhur “U” dönüşünü yaptı…  Baş döndürücü bir hızla…

Şimdi geçtiğimiz yerel seçimlerde yaptığı gibi, Genel Merkez’i baskı altında tutuyor… “Beni aday yapmazsanız, bağımsız aday olurum görürsünüz gününüzü ” diyor…

Uçak korsanları da öyle yapmıyor mu?

Herifin üzerinde bomba…

“Uçağı filanca yere indirmezseniz patlatırım”

Bence bırakın bağımsız aday olsun…

Hem gücünü tartmış olur!

…………….

Gelelim Tuncay Özkan’a…

Hiçbir şey demeyeceğim…  Sadece soruyorum; “Neden sen kardeş?” İzmir’le ne bağın var? Sen CHP’nin milletvekilisin.  Nasıl ve neden milletvekili yapıldığın belli. Otur oturduğun yerde. Madem ki, belediye başkanlığı niyetin vardı niçin milletvekili oldun?  Şimdi bu partiye mecliste koltuk kaybettirmeyi nasıl isteyebilirsin?

………………

Ve efendim,kaldı kaldı, Hasan Karabağ, Kemal Karataş…

Bayraklı Belediye Başkanı, bu kurtlar sofrasına kendisini meze yapmak istemedi…  Ne Ankara’ya gitti, ne kulisler yaptı, ne de algı yaratmaya kalkışmadı…  “Ben bunlarla bir arada adaylık yarışı yapmam” deyip çekildi. Kemal Karataş ise partinin ağabeyi konumunda eski ve tecrübeli bir siyasetçi…

……………..

Burada esas önemsenen;  

CHP Genel Başkanının tavrı olacak…

Ne İzmirliler, ne de partinin örgütü ortada yeniden dikilmiş bir tüy görmek istemiyorlar.

Kemal Bey, iyi hesap yapmalı…

Kemal Bey, gerçekleri iyi irdelemeli…

Kemal Bey, akıllı ve mantıklı davranmalı…

Tüy görmek istemiyoruz…

Domatese  domat, çekirdeğe çiğdem, ikide bir de “gari” dediğimize bakmasın…

Biz İzmirliler “Al atını, yerim tımarını” demeyi de çok iyi biliriz…

İzmir elden gidiyor, uyan muhterem.

 

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
istanbul escort istanbul escort